KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/6023 E., 2021/876 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Esas No
- 2020/6023
- Karar No
- 2021/876
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, elde ettiği bir kısım satış hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2010,2011,2012,2013 yılları muhtelif dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin ve 213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; söz konusu parasal hareketin, davacının ticari faaliyetinden kaynaklı alacak olduğu, "şüpheli alacak" olduğu iddiasını karşılayacak nitelikte bilgi ve belge de sunmadığı, hesabına yatan tutarların da anılan inceleme raporlarıyla ortaya konulduğu, cezalı tarhiyata konu edilen kayıt dışı hasılat tutarının banka hesap hareketlerinden tespit edildiği,
ispat müessesi gereğince, davacının olayda gerek söz konusu tarhiyatın kaynağına ilişkin vakıalar gerekse hasılat tutarı yönünden vergi raporlarıyla yapılan tespitlerin aksini ispata yönelik olarak herhangi bir belge ve delil ibraz etmediği, idarece matrah belirlenirken faaliyet konusuna göre kârlılık oranı tespit edilerek %10 kârlılık üzerinden matrah belirlendiği dolayısıyla davacı hakkında yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İlgili yıllarda herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, adına gelen para transferlerini ve hesabından gönderilen tüm parasal işlemlerin özel iş ve işlemleri gözetilmeden tamamının ticari bir organizasyonun sonucu şeklinde dikkate alındığı, hiçbir özel harcama ve parasal tasarruflarının varlığının göz önüne alınmadığı, açıklaması olmayan parasal hareketlerin bile ticari organizasyon sonucu var olan parasal tutarlar olduğunun iddia edildiği, para yatırma işlemlerinin bile şahsının ticari organizasyon kapsamında tahsil edilen geliri şeklinde değerlendirildiği, para gönderen kişi ve firmalar nezdinde karşıt inceleme, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/09/2018 tarih ve E:2016/13809, K:2018/8339 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/6023, K. 2021/876, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama