KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/185 E., 2021/1941 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Mart 2021
- Esas No
- 2021/185
- Karar No
- 2021/1941
- Temyiz eden (davacı)
- ... Mirasçısı ...
- Vekili
- Av. …
- Diğer davacılar
- Kendi adına asaleten ... ile ... adına velayeten ...
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacılar tarafından muris adına düzenlenen ... tarih ve ... ana takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin davacıların murisi ... adına düzenlendiği, ancak tebligatın eşi ...'e yapıldığı, bizzat davacılar adına düzenlenmiş bir işlemin bulunmadığı, bu durumda, davacılar adına düzenlenmediği anlaşılan dava konusu ödeme emrinin salt davacılardan birine tebliğ edilmesi nedeniyle davacıların menfaatinin zarar görmesi ve davacılar yönünden hukuki bir sonuç doğurması söz konusu olamayacağından, bu ödeme emrine karşı davacılar tarafından kendi adlarına açılan davada ehliyetlerinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından adına ödeme emri düzenlenen ...'in vefat ettiğinin bilindiği, ölü kişi adına düzenlenen ödeme emrinin hukuk aleminde geçerliliğinin olmadığı, ancak bu ödeme emrinin taraflarına tebliğ edilmesi üzerine dava açmak zorunda bırakıldıkları, idarenin işleminin sakat olduğu, ilk derece mahkemesince verilen dilekçe ret kararı ile ehliyet ret kararının gerekçesinin hukuka aykırı olduğu, idare hukukunda zorunlu dava arkadaşlığının sadece davalı yönünden kabul edildiği, davacı yönünden zorunlu dava arkadaşlığının uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacılar tarafından, muris adına düzenlenen ... tarih ve ...ana takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddine dair Vergi Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesinde, kanunen mirasçıların, murisin ölümü ile mirası bir bütün olarak kazanacakları, kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçıların, miras bırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanacakları ve murisin borçlarından kişisel olarak sorumlu olacakları, 603. maddesinde, mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçıların alacaklıları ile miras bırakanın alacaklılarının aynı haklara sahip olduğu, 605. ve devamı maddelerde, mirası usulünce ve kanunda belirtilen süre içerisinde reddetmeyen mirasçıların terekenin borçlarından sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 12. maddesinde, ölüm halinde mükelleflerin ödevlerinin, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçeceği; ancak, mirasçılardan her birinin murisin vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olacakları kuralı getirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden 24/05/2012 tarihinde vefat eden ...'in 2011 dönemine ilişkin vergi borçları nedeniyle ... tarihinde düzenlenerek murisin miraşçılarından biri olan eşi ...'e tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle mirasçılar tarafından birlikte dava açıldığı görülmektedir.
Bu durumda, belirtilen yasal düzenlemeler gereği davacıların dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan hissesi oranında sorumlu olacakları açık olup, dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın, davacıların miras hissesi oranında incelenmesi gerekmektedir. Mirasçılar yönünden 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu kapsamında "ihtiyari dava arkadaşlığı"nın bulunmasından dolayı davacıların miras hissesi oranında değerlendirme yapılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/185, K. 2021/1941, 31 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama