KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/2518 E., 2021/5352 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
- Esas No
- 2021/2518
- Karar No
- 2021/5352
- Temyiz eden (davacı)
- … Teknik Hırdavat Petrol Gıda İnş. Turz. Taah. Giyim Nakliye Zahire Tarım Hay. Orman Ürn. İmalat İthalat İhracat Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığından bahisle, 2013/1,10 ve 11. dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının ilişkili şirkete yaptığı satışlarda kâr amacı gütmediği, mükellef şirket yetkilisinin ifadesi ile kâr oranının %1 bile olmadığının kabul edildiği, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 27. maddesinde tanımlanan emsal bedel uygulamasına aykırı hareket edildiğinin anlaşıldığı,
incelemeci tarafından matrah tespiti yapılırken, mükellefin lehine olacak şekilde toptan satışlardaki brüt kârlılık oranına göre hesaplama yapıldığı ayrıca faturaların ihtiva ettiği malların maliyet bedellerinin tespit edilemeyeceği hususunun mükellef tarafından da kabul edilmiş olduğu anlaşıldığından tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, tekerrürün dayanağı olarak 02/08/2012 tarihinde şirket yetkililerine tebliğ edilen 14/09/2012 tarihinde uzlaşılarak kesinleşen 2006/08 dönemine ilişkin katma değer vergisi için kesilen vergi ziyaı cezasının gösterildiği,
söz konusu cezaya ilişkin fiilin 2006 yılında işlendiği ve cezanın 2012 yılında kesinleştiği, dava konusu cezanın 2013 yılına ilişkin olduğu anlaşıldığından davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür uygulanmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ilişkili şirketle mal alış satış işlemleri yapılmasının amacının acil stok ihtiyacını karşılamak ve mal çeşitliliğini artırmak olduğu, … Ltd.Şti.'nin ilişkisiz kişilerden almış olduğu malları satarken uyguladığı kârlılık oranının, davacıdan aldığı malları satarken uyguladığı karlılık oranı ile aynı olduğu, ilişkili şirkete yapılan satışların ticaret politikası gereği düşük tutulduğu, denetim elemanının ortalama fiyat esasını uygularken yeterli çalışmayı yapmadığı, tüm mallar için aynı kârlılık oranını uygulayarak hesaplama yaptığı, malların gerçek fiyatının tespiti mümkün iken Vergi Usul Kanunu 267. Maddesi hükümlerinin uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2013/1,10,11. dönemleri tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden;
Mahkeme kararının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemece bu karara uyulmak suretiyle verildiği ifade edilen kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür. İncelenen dosya içeriğinden Mahkeme kararının tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmının Danıştay Dördüncü Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2016/8358, K:2020/3216 sayılı bozma kararında yazılı gerekçelere uygun olduğu görülmektedir.
Vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak kesilmesi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/2518, K. 2021/5352, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama