KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/2649 E., 2021/8292 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2021
- Esas No
- 2021/2649
- Karar No
- 2021/8292
- Temyiz eden taraflar
- 1- …
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı adına, 2010 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle, 2010/11 ve 12. dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile aynı rapora dayanılarak tespit edilen matrah farkı üzerinden 2010/12. dönemine ilişkin olarak resen tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine, Bölge İdare Mahkemesince; davacının 2010 yılına ait defter ve belgelerini mücbir sebep olmaksızın incelemeye ibraz etmediği sabit olduğundan, davacı adına re'sen tarh edilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, mükellefler tarafından defter belge sunulmaması halinde üç kat vergi ziyaı cezası uygulanması gerektiğinden ziyaa uğratılan verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının, bir katından fazlaya ilişkin kısmını kaldıran Vergi Mahkemesi kararının bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı,
davacının 2010 yılında 517.354,75 TL %18 KDV'ye tabi satış yaptığı, ayrıca. Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd.
Şti'ye 274.872,05 TL tutarında KDV'siz hurda satışı yaptığı, hurda satışının KDV'den istisna olduğu, bu nedenle bahse konu satışların gelir olarak kaydedildiği halde KDV beyannamesine eklenmediği, matrah farkının bu sebeple ortaya çıktığı anlaşıldığından davalı idare tarafından tespit edilen matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle tarafların istinaf başvurularının kabulüne, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, defterlerinin çalındığı, zayi belgesi almak için mahkemeye başvuru yapıldığı, davanın görevsizlik nedeniyle reddedilmesi ve kararın muhtara tebliğ edilmesi nedeniyle süresi içersinde temyiz edilemediği, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapıldığı, vergi tekniği raporunun tebliğ edilmediği, talep edilmesi halinde tüm belgelerin temin edilebileceği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/2649, K. 2021/8292, 9 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama