KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/3415 E., 2023/3407 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2023
- Esas No
- 2021/3415
- Karar No
- 2023/3407
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, faaliyetleri sonucunda elde ettiği ihracat hasılatının binde beşini götürü gider olarak beyanname üzerinden indirebileceğine dair ihtirazi kayıtla verilen 01/10/2018-30/09/2019 özel hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesi üzerine ihtirazi kaydı kabul edilmeksizin yapılan tahakkuk nedeniyle ödenen 836.000,00 TL'nin iptali ve tahsil edilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
193 sayılı Kanunun 40/1. maddesinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere, hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın kabul edildiğinden, götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen bir harcamanın olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatına gerek bulunmadığı,
bu durumda, ihtirazi kayıtla verilen 01/10/2018-30/09/2019 özel hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesi üzerine davacı şirket adına yapılan tahakkuk işleminde hukuki isabet bulunmadığı, faiz istemi bakımından ise, tutarın tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu tahakkuk işleminin iptaline ilişkin kısmı yönünden karar hukuka uygun görülmekle ve davalı iddialarının, kararın bu kısmı yönünden kaldırılmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından buna ilişkin istinaf isteminin reddine, iade ve faiz talebine gelince; davacıdan, ihtirazi kaydı kabul edilmemek suretiyle haksız ve fazladan tahsil edilen bir kurumlar vergisi tutarının bulunmadığından davacının iade ve faiz isteminin incelenmesine olanak bulunmadığı,
öte yandan, geçici olarak veya kesinti yoluyla ödenen ve iadesi gereken vergi olarak beyan edilen tutarların, iade prosedürü çerçevesinde davacıya iadesi gerekeceği açık olmakla birlikte, ihracat götürü gider tutarlarının kabul edilmemesi zararı azaltan bir sonuç doğurduğundan ve ihtirazi kayıt kabul edilmediğinde dahi davacının hesaplanan kurumlar vergisi çıkmadığından,
söz konusu ihtirazi kaydın, davacı tarafından, iadesi gereken vergi olarak beyan edilen tutarları azaltan ve değiştiren bir etkisinin de bulunmadığı görülmekle, dava dilekçesindeki iade isteminin, beyannamede iadesi gereken vergi olarak beyan edilen tutarlarla ilgili bir istem olarak değerlendirilmesi de mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine; davanın iade ve faiz istemine ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/3415, K. 2023/3407, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama