KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/4031 E., 2022/5919 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/4031
- Karar No
- 2022/5919
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Servis ve Dağıtım Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, kullanım süresi geçen ve başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin maliyet bedellerini 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesine kanunen kabul edilmeyen gider olarak dahil ettiği 4.607.831,24TL'nin indirilecek gider olarak kabul edilmesi gerektiğinden bahisle ihtirazi kayıtla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine devreden zararın azaltılması yolunda gerçekleşen tahakkuk işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; meşrubat ve alkolsüz içecek üreticisi olan davacının üretimini ve satışını gerçekleştirdiği ancak son kullanma tarihinin geçmesi nedeniyle insan ve çevre sağlığına zararlı hale gelen ve bu sebeple tüketiciye sunulamayan, ticari ve ekonomik değerini yitirmiş ürünlerin iade edilmesi sonrası davacı tarafından bu ürünlerin İstanbul Ticaret Odası tarafından belirlenen fire oranları içinde kalan miktarlarının imha edilmesi faaliyetinin ticari faaliyetle ilgili bulunduğu,
imha işlemi sonucunda ortaya imhaya konu ürünlerin davacı şirket tarafından katlanılan üretim maliyeti kadar bir zarar çıktığı, bu zararın Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinde sayılan kanunen kabul edilmeyen indirimler arasında yer almadığı, indirim olarak dikkate alınmayacağına dair engelleyici bir kanun hükmünün de bulunmadığı anlaşıldığından,
davacı şirketin son kullanım tarihinin geçmesi nedeniyle iade alarak fire oranları içinde kalan miktarlarını imha ettiği ürünlere bağlı olarak ortaya çıkan zararın, kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmek suretiyle 2018 yılı için ihtirazı kayıtla verilen beyanname üzerine gider gösterilmeyen bu kısım nedeniyle devreden zararın azaltılması yolunda gerçekleşen tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, fazladan ödenen verginin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanmak suretiyle iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, istinafa konu kararın 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesine kanunen kabul edilmeyen gider olarak dahil edilen 4.607.831,24TL'nin indirilecek gider olarak kabul edilmesi gerektiğinden bahisle ihtirazi kayıtla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan tahakkuk işleminin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından buna yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği;
istinafa konu kararın, tahakkuk fişinin ihtirazi kayda konu kısmı nedeniyle fazladan ödenen verginin yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği yönündeki hüküm fıkrasına yönelik iddialara gelince.
2018 takvim yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesi ile düzenlenen tahakkuk fişinden, 2018 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde kurumlar vergisi matrahının 0,00 TL olarak (145.218.473,59 TL zarar) beyan edildiği, tahakkuk fişinde de tahakkuk eden kurumlar vergisinin -0,00-TL olduğunun görüldüğü,
kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk etmiş ve ödenmiş bir verginin varlığından bahsedilemeyeceğinden, istinaf başvurusuna konu kararın ihtirazi kayda konu kısmı nedeniyle fazladan ödenen verginin yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği yönündeki hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve davanın bu kısım yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine, ilk derece mahkemesi kararının fazladan ödenen verginin yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiğine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım itibariyle davanın reddine diğer karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yasal mevzuata istinaden yapılan işlemlerin yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/4031, K. 2022/5919, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama