KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/5624 E., 2022/2150 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2022
- Esas No
- 2021/5624
- Karar No
- 2022/2150
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:....sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından; 2013/8 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi tarhiyatı yönünden böyle bir borcu bulunmadığı kapsamında değerlendirilerek iptal edilmesi talebiyle yapılan düzeltme - şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:...., K... sayılı kararda; olayda, dava konusu vergi ceza ihbarnamesinin davacıya 30/07/2018 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davacının ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile ilgili vergi dairesine düzeltme başvurusunda bulunduğu,
başvurunun zımnen reddi üzerine şikayet yolu ile Gelir İdaresi Başkanlığına başvurduğu görülmekle birlikte, düzeltme şikayet kapsamında bir başvuru yapılabilmesi için ortada bir vergi hatası bulunması gerekmekte iken, davacı tarafından başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar, yasal mevzuat hükümleri içerisinde sayılan herhangi bir vergi hatasının varlığını açıkça ortaya koymadığından ve ancak tarhiyat aşamasında ileri sürülebilecek nitelikte iddialar olduğundan, hukuki yorum gerektiren bu iddialar karşısında düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde yasal isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, asıl borçlu şirket hakkında ihbarname düzenlenmeden doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla ihbarname düzenlendiği, asıl borçlu şirketin mükellefiyeti re'sen terkin ettirildiğinden e-tebligatlara ulaşılamadığı ve haberdar olunamadığı, dava açma süresinin geçmesi ancak olayda bir takım vergi hatalarının bulunması sebebiyle düzeltme şikâyet başvurusunda bulunulduğu, mükellefiyette ve mükellefin şahsında hata yapıldığı, sermaye azaltımının dağıtılan kâr payı olarak kabul edileceği yönünde yasada bir düzenleme bulunmadığı, bu haliyle mevzuda da hata yapıldığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/5624, K. 2022/2150, 4 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama