KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/5762 E., 2022/4953 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2022
- Esas No
- 2021/5762
- Karar No
- 2022/4953
- Temyiz eden taraflar
- 1- …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
2- … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, iş akdinin imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine verilen performans primi ve rekabet etmeme ödemesinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusuna istinaden iade edilen tutarın, davalı idare tarafından hataen iade edildiğinden bahisle tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir(stopaj) vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya verilen performans primi ve rekabet etmeme ödemesi ücret niteliğinde olduğundan, bu tutarlar üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmasında ve davacıya iade edilen bu tutarların geri alınması amacıyla yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı;
dava konusu vergi ziyaı cezasına gelince, ilgili mevzuatta açıklandığı üzere vergi ziyaının verginin eksik tahakkuk ettirilmesi olduğu ve buna sebebiyet veren hakkında vergi ziyaı cezası kesileceği, davacıya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tutardan kesilen gelir vergisinin yapılan düzeltme başvurusu neticesinde davalı idare tarafından iade edildiği, idarece yapılan hatalı iadenin sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceği, bu haliyle kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, adına yapılan işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davanın kısmen kabulü yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacıya performans primi ve rekabet etmeme ödemesi adı altında yapılan ödemelerin ücret niteliği taşımadığı, söz konusu ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmasının açık bir vergilendirme hatası olduğu, dolayısıyla tevkif edilen verginin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusuna istinaden iade edilen tutarın, davalı idare tarafından hataen iade edildiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/5762, K. 2022/4953, 20 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama