KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/1549 E., 2022/4011 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2022
- Esas No
- 2022/1549
- Karar No
- 2022/4011
- Temyiz eden (davacı)
- … Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2011/7 ve 8 dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi düzeltme beyannameleri üzerine 23/01/2016 tarihinde tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya fatura düzenleyen. Vergi Dairesi mükellefi. Teknoloji Sistemleri San. ve Tic.
A.Ş. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden; düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ya da hizmet ifasına dayanmadığı, söz konusu faturaların KDV indirim beyanlarından çıkarılması suretiyle verilen düzeltme beyannamelerine davacı tarafından konulan ihtirazi kaydın kabul edilmemesi suretiyle, verilen beyannamelere istinaden davacı adına tahakkuk eden katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanan gecikme faizlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Vergi/ceza ihbarnameleri ile davacı adına kesilen vergi ziyaı cezası yönünden de 2011/7 ve 8 dönemlerine ilişkin olarak kanuni süresi içerisinde KDV beyannamesinin verildiği, ancak aynı dönem için beyanname verme süresi geçtikten sonra ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesinin de verildiği, söz konusu düzeltme beyannameleri ile daha önce verilen beyannamelerden farklı olarak birtakım faturaların kayıtlarından çıkarılması üzerine davalı idare tarafından tahakkuk fişi düzenlenmek suretiyle davacı adına KDV tahakkukunun yapıldığı, bu itibarla davacının vergilendirme ile ilgili ödevini zamanında verdiği beyanname ile eksik yerine getirdiği,
düzeltme beyannamesini ise süresi içerisinde vermemesi nedeniyle KDV'nin zamanında eksik tahakkuk ettirildiği açık olduğundan, yüzde elli oranında uygulanmak suretiyle davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, mal aldıkları firma hakkındaki raporda firmanın dava konusu dönemde çalışanlarının bulunduğu, iş yerlerinin varlığı, faturalara yansıyan faaliyetlerin firmanın faaliyet alanları ile ilgili olması, faturalara yansıyan faaliyetleri gerçekleştirebilecek organizasyon yapısına ve emtia akışına sahip olduğu, faturalara yansıyan bedellerinin müvekkil tarafından ekonomik icaplara uygun bir şekilde banka yahut çek aracılığı ile ödendiği, vergi borçlarını yerine getirdiği,
yoklamalarda bulundukları gibi olumlu tespitler dikkate alınmadan salt varsayıma dayalı olarak düzenlediği tüm faturaların sahte olarak kabul edilmesi hukuka aykırı olduğu, müvekkil firma tarafından satın alınan tüm mal ve hizmetlerin bedelleri çek, senet ve banka havalesi yoluyla ödendiği, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/1549, K. 2022/4011, 14 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama