KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/2164 E., 2022/7791 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2022
- Esas No
- 2022/2164
- Karar No
- 2022/7791
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı tarafından, hakkında yapılan vergi incelemesine istinaden pos tefecilik ve sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunmak suretiyle gelir elde ettiğinden bahisle adına vergi ziyaı cezalı olarak resen tarh edilen 2014 yılı gelir vergisi ve 2014/1-3, 4-6, 7-9 ve 10-12 dönemi gelir geçici vergileri ile 2014 yılına ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; cep telefonu, aksesuar ve kontör satışı işi ile iştigal eden davacının 2014 takvim yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunun incelenmesi sonucunda, davacının uyuşmazlık konusu dönemde tefecilik faaliyetinde bulunmak suretiyle elde ettiği faiz geliri,
sahte ve muhteviyatı itibariye yanıltıcı belge düzenleme faaliyetiyle elde ettiği komisyon geliri ve cep telefonu ve elektronik cihaz satışı nedeniyle tespit edilen satış kârı üzerinden belirlenen gelir vergisi matrahına ilişkin re'sen yapılan dava konusu bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu 2014/1-3, 4-6, 7-9 ve 10-12 dönemi gelir geçici vergi asılları yönünden.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesine göre, ilgili dönemlere ilişkin geçici vergilerin mahsup dönemi geçtiği için aslının aranılmaması gerektiğinden, dava konusu gelir geçici vergilerinin asıllarında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu gelir geçici vergileri üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezaları yönünden.
2014/1-3, 4-6,7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının, geçici vergi aslının bir katına isabet eden vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık, bir katı aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına gelince;
dava konusu olayda, özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen kanun maddesinde belirtilen unsurların bir arada gerçekleşmediği dolayısıyla davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, alınan ifadelerin ne kadar doğru olduğunun şüpheli olduğu, matraha ulaşılırken bankaların aldığı komisyon gelirinin dikkate alınmadığı, yapılan işlemlerin hatalı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki Mahkeme kararının geçici vergi asıllarının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/2164, K. 2022/7791, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama