KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3007 E., 2022/5834 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2022
- Esas No
- 2022/3007
- Karar No
- 2022/5834
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceme raporu uyarınca 2011 yılı için re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen 1,5 kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; davacının 2011 ve 2012 hesap dönemlerinin gelir vergisi yönünden incelenmesi neticesinde hakkında düzenlenen … tarih ve …-…-… sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda yer alan tespitler ve dosyadaki bilgi ve belgelerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, davacının sahtecilik ve hayali ihracat fiillerini gerçekleştirmek üzere örgütsel bir yapı oluşturduğu ve gerçek anlamda ihracat yapmadığı,
aracılık faaliyetiyle iştigal ettiği, bu nedenle ihraç ettiği gibi görülen bir kısım mallar için düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu, esas itibariyle ihracat işleminde kullanılan malların davacının kargoculuk faaliyeti kapsamında piyasadan faturasız olarak toplanıldığı ve başka bir firmanın ihracat taahhüdünü kapatmak üzere kullanıldığı, dolayısıyla hasılatın kayıt dışı bırakıldığının anlaşıldığı, buna göre yapılan dava konusu 2011/1-12 dönemi vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka aykırılık görülmediği,
dava konusu tekerrüre dayanak alınan 2011/5 dönemine ait vergi ziyaı cezasının 15/02/2012 tarihinde kesinleştiği görülmekte olup, tekerrür hükümlerinin uygulanması için kesinleşmeyi izleyen yıl olan 2013 yılından itibaren işlenmiş bir fiilin mevcut olmasının gerektiği, ihtilaf konusu fiilin de 2011 yılında işlendiği anlaşılmakla, bu dönem açısından olayda tekerrür koşullarının oluşmadığı, bu sebeple, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri nedeniyle arttırılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu olayda tekerrür hükümleri uygulanmasına ilişkin şartların oluştuğu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü;
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/3007, K. 2022/5834, 24 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama