KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3989 E., 2022/7677 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2022
- Esas No
- 2022/3989
- Karar No
- 2022/7677
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Karşı taraf (davacı)
- … Turizm İnşaat Otomotiv Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Motorlu araç alım satımıyla uğraşan davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ve vergi tekniği raporu uyarınca, 2010 ve 2011 yıllarında bayilik sözleşmesi kapsamında ithalatçı firmalardan alınan ve yurt içinde nihai tüketiciye satılan 66 adet araçtan 23'ünün özel tüketim vergisi matrahlarının ithalat sırasında beyan edilen katma değer vergisi matrahlarından düşük olduğunun, 43 adet aracın ise teslim bedellerinin alıcı ifadelerine göre faturalarda düşük gösterildiğinin tespit edildiğinden bahisle re'sen tarh edilen 2011/1 dönemine ilişkin katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması ve tarhiyatın dayanağı raporların iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; cezalı tarhiyata münhasır hale gelen uyuşmazlıkta, davacı tarafından katma değer vergisi tarhiyatının hesaplandığı matraha ilişkin olan ve aynı vergi tekniği raporu dayanak alınarak yapılan 2011/1 ila 11. dönemleri özel tüketim vergisi tarhiyatına karşı açılan davada, ithalatçılar yönünden alış bedeli olarak getirilen ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının bayi olan davacı bakımından esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabülüne karar verildiği dikkate alındığında,
cezalı tarhiyatın özel tüketim vergisi matrahlarının ithalat sırasında beyan edilen katma değer vergisi matrahlarından düşük olduğundan bahisle yapılan kısmında hukuka uygunluk, davacı şirket tarafından 2010-2011 yıllarında satılan lüks araçların faturalarda gösterilen teslim bedellerinin vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık olan alıcı tarafından aracın daha yüksek bedele satın alındığı beyan edildiğinden,
ticari icaplara da uygun alıcı ifadesi dikkate alınarak davacı şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhıyatının teslim bedellerinin alıcı ifadelerine göre faturalarda düşük gösterildiğinin tespit edildiğinden bahisle yapılan kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı,
vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmı incelendiğinde, 2009/10 dönemi için kesilen ve 21/12/2010 tarihinde kesinleşen vergi ziyaı cezası dikkate alınarak tekerrür hükümleri uygulanabileceği, ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tekerrür" başlıklı 339. maddesinde 14/10/2021 tarih ve 7338 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile yapılan değişiklik dikkate alındığında uyuşmazlık konusu vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınan 2009/10 dönemi için kesilen vergi ziyaı cezası tutarı kadar artırılan kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mevzuat hükümleri, emsal yargı kararları ve davacı hakkında düzenlenen raporlarda yer alan tespitler dikkate alındığında temyize konu kararın aleyhe olan kısmının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/3989, K. 2022/7677, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama