KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3995 E., 2023/61 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2023
- Esas No
- 2022/3995
- Karar No
- 2023/61
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Hurda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2-… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, vergiden muaf esnaftan yapmış olduğu alımları sahte fatura ile belgelendirdiğinden bahisle 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemleri için re'sen tarh edilen gelir (stopaj) vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının ve gider pusulası düzenlenmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda. Yenimahalle Vergi Dairesi mükellefi. Hurdacılık Emlak Mad. Nak. Oto. Tur. San. Tic. ve Paz. Ltd. Şti. ve. Hurda Metal Nakliyat İletişim İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. ile Ulus Vergi Dairesi mükellefi. Hurdacılık San. Tic. Ltd.
Şti. hakkındaki vergi tekniği raporlarının incelenmesinden, adı geçen şirketlerin, davacıya fatura düzenledikleri faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan sahte faturalar olup, davalı idarece esas alınan resen takdir nedeninin hukuka uygun olduğu, davacının kayıtlarında görülen emtia alışını başka bir tacirden faturasız yapması ya da emtiayı esnaf muaflığından yararlananlardan alması durumunun aksi, 213 sayılı Kanunu'nun 3. maddesinde yer verilen kanıt yükü ait olan davacı tarafından ispatlanamadığından,
sahte faturalarla işletmeye girişi yapılan bu alışların gerçekte esnaf muaflığından yararlananlardan yaptığının kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan tekerrüre esas alınan cezanın 2010 yılı içerisinde kesinleşmiş olması nedeniyle 2010 yılına ilişkin olarak kesilen dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca olayda, kanunda düzenlenen suçun unsurlarının bir arada gerçekleştiğine dair somut tespit bulunmadığından kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, eksik inceleme ve yetersiz tespitlerle yapılan cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı İdare tarafından, kararın kabule ilişkin kısmının hukuka uygun olmadığı belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/3995, K. 2023/61, 10 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama