KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/4099 E., 2022/4844 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2022
- Esas No
- 2022/4099
- Karar No
- 2022/4844
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem : Davacı adına, 2018/4 dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket hakkında re'sen mükellefiyet tesis ettirilmesi üzerine, ...
Vergi Mahkemesi'nin E:… esas sayılı dava dosyasında, davalı idare tarafından davacı şirket adına 01/01/2012 tarihi itibariyle re'sen tesis edilen vergi mükellefiyetinin iptali istemiyle açılan davada yapılan yargılama neticesinde verilen K:… sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, anılan Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ise. Bölge İdare Mahkemesi ...
Vergi Dava Dairesi'nin E:…, K:… sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği, bilahare davacı şirket hakkında cezalı tarhiyatların yapıldığı, 2018 dönemine ilişkin olarak tarh edilen cezalı kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan ...
Vergi Mahkemesinin E:… esas sayılı dosyasında … tarih ve K:… sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, bu durumda, davacı şirketin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, internet üzerinden yapmış olduğu aracılık hizmetleri sebebiyle elde ettiği gelirlere istinaden 2018 yılına ilişkin olarak tarh edilen cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davanın reddedildiği görülmüş olup, elde edilen gelirlerin katma değer vergisi matrahına esas teşkil etmesi gerektiğinden, davacı adına tarh edilen 2018/4 dönemine ait bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Verilen kararın hukuka aykırı olduğu, müvekkili firmanın …, Hollanda kanunlarına göre Hollanda'da kurulmuş ve iş yeri adresi de Amsterdam/Hollanda olan bir şirket olduğu, müvekkilinin birçok ülkede konaklama yerlerinin odalarını rezervasyonu için internet sitesi üzerinden bir çevrimiçi rezervasyon sistemi işlettiği, internet sitesinin farazi olarak "elektronik veya dijital iş yeri" adı verilerek iş yeri olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, müvekkil firmanın söz konusu online rezervasyon sistemi işletimi faaliyetini ... ile yurt dışına sunduğu ve Türkiye'de herhangi bir sunucusu (server) bulunmadığı,
bu hizmetler karşılığı müvekkil firmanın komisyon geliri elde ettiği, söz konusu gelirin müvekkil firmanın Türkiye'de bulunan bir iş yeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde etmediği, vergi inceleme elemanınca müvekkil firmanın Türkiye'de ki sabit işyeri/daimi temsilcisi olduğu iddia edilen ... Destek'de Destek Şirketlerinin ayağı olduğu, müvekkil firma ile imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında destek hizmeti sunduğu, ...
Destek müvekkil firmanın temsilcilik ofisi veya şubesi olmadığı ve halka (müşterilere) açık olmadığı, ...
Destek'in müvekkil firmaya destek sunduğu, kararda müvekkili şirket adına tesis edilen mükellefiyetin iptali istemi için açılan davada verilen kararın emsal olamayacağı, kararda sunulan hizmetin Türkiye sınırları içerisinde verildiği ve bu hizmetten yararlananların da ülke sınırları içerisinde bulunan kişiler olduğu gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, müvekkili hakkında önceki dönemlere ilişkin yapılan tarhiyatlara karşı açılan davaların müvekkili lehine sonuçlandığı,
müvekkilinin Çifte Vergiyi Önleme Anlaşması gereğince Türkiye' de vergilendirilemeyeceği, müvekkilinin KDV mükellefiyeti bulunmadığı için tarhiyat yapılamayacağı, KDV'nin muhatabının müvekkili şirketin hizmet verdiği konaklama birimleri olduğu, dolayısıyla konaklama birimlerinin KDV II beyannamesi ile vergisel sorumluluklarını yerine getirmemesi yada eksik yerine getirmesi nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin Danıştay Dördüncü Dairesinin 20/09/2022 tarih ve E:2022/4096, K:2022/4841 sayılı kararındaki düşüncede belirtilen gerekçelere göre reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/4099, K. 2022/4844, 20 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama