KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/4781 E., 2023/301 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2023
- Esas No
- 2022/4781
- Karar No
- 2023/301
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile söz konusu ödeme emirleri dayanağı ihbarnamelerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın münhasıran ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkin olarak kaldığı, davalı idare tarafından davacı şirketin 19/04/2011 tarihi itibariyle re'sen terkin ettirildiği,
bu kapsamda davacı şirket adına düzenlenen dava konusu ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin 07/10/2013 tarihinde şirket müdürünün adresinde eşine tebliğ edildiği,davacı şirket adına düzenlenen dava konusu ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin şirket yetkilisinin adresinde eşine 07/10/2013 tarihinde tebliğ edilmesinin 213 sayılı Kanun'un 94.maddesindeki usule uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden, kesinleşmeyen amme alacağından dolayı davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yönde verilen kararın bozulması gerektiğ ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
... sayılı ödeme emri yönünden; söz konusu ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olarak verilen ret kararının onanarak kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, bu ödeme emri yönünden kurulan hükümde hukuki isabet bulunmamaktadır.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde; tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli, taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 94. maddesinde;
tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebligatın, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu;
tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerektiği, 100. maddesinde; bilinen adreslere gönderilen mektupların posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılacağı, tebliğ evrakının teslimi başlıklı 102. maddesinde;
tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, yapılan bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngördüğünden, hukuken geçerli bir tebligat için, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebligatın, ikametgah adresinde bulunanlardan birine yapılması yeterlidir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin, 19/04/2011 tarihi itibariyle re'sen terkin ettirildiği buna göre şirket adresinde tebliğin mümkün olmadığının ortaya konulmuş olduğu dolayısıyla kanuni temsilcinin ikametinde yapılan tebligatın usulsüz olduğununda bahsedilemeyeceği, buna göre kesinleşmiş bulunan amme alacığına ilişkin düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık aksi yönde verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı anlaşılmaktadır.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/4781, K. 2023/301, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama