KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/504 E., 2022/3814 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2022
- Esas No
- 2022/504
- Karar No
- 2022/3814
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...Nakliyat Maden İnşaat Petrol Oto Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- ...Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
.... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle re'sen tarh edilen 2011/2, 3, 4, 5 ,6, 8, 9, 10, 11. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; özel usulsüzlük cezası kısmı onanarak kesinleştiğinden uyuşmazlık vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine hasren incelenerek ihtilaflı dönemde davacının fatura aldığı Seğmenler Vergi Dairesi mükellefi ...Petrol ve Petrol Ürünleri Otomotiv Zahire Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden;
anılan mükellefin düzenlemiş olduğu tüm belgelerin gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen sahte belgeler olduğu somut tespitlerle ortaya konulduğundan yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından anılan firmalardan alışlarının gerçek ticari ilişkiye dayandığı İdarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olmadığı belirtilerek redde ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı İdare tarafından kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Davalı İdare tarafından temyiz yoluna başvurulmasında hukuki menfaati bulunmadığından davalı temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ise kararın bozulmasının gerektirir nitelikte olmadığından davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar yönünden, Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/03/2019 tarih ve E:2016/14646, K:2019/2288 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı İdarenin temyiz istemine gelince;
İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un gerekçesinde; tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların Bölge İdare Mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği belirtilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde; Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.
Taraflarca sözü edilen kanun yoluna başvurulabilmesinin ön koşulu, bu hususta korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması, başka bir deyişle, kanun yolu başvuru konusu edilen kararın bozulması veya değiştirilmesinde menfatinin varolmasıdır.
Dosyanın incelenmesinden, .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalı İdareye verilmesine ve davalı İdare lehine vekalet ücretine hükmolunduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla; davalının lehine olan Mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurmasında hukuki menfaati bulunmadığı anlaşılmakta olup davalı İdarenin temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/504, K. 2022/3814, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama