KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/5888 E., 2022/7764 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2022
- Esas No
- 2022/5888
- Karar No
- 2022/7764
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak takdir komisyonu kararlarına istinaden re'sen tarh edilen 2011/3,6,7,8,11,12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davanın kabulüne dair hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın, dava konusu cezalı tarhiyatların ... Yazılım ve Dan. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.'den alınan faturalardan kaynaklanan kısmına münhasır kaldığı, olayda, adı geçen mükellef hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatların belirtilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, vergi inceleme raporunda ödemelerin bankadan yapıldığının açıkça kabul edildiği, banka ödemelerinin sahteliği yönünde bir tespitin de söz konusu olmadığı, KDV Uygulama Genel Tebliği'nde faturaların gerçekliğinin ispatı için banka ödemelerinin delil olacağına dair düzenleme bulunduğu, dolayısıyla faturaların gerçek olduğu, VİPI Ajans firması nezdinde 21/10/2011 tarihinde yapılan yoklamada.
3 çalışanının mevcut olduğu, iş yerinde ofis malzemelerinin bulunduğunun tespit edildiği, bu firma hakkında re’sen terkin işleminin 15/12/2011 tarihinde gerçekleştirildiği, halbuki, mal alış tarihlerinin 2011 yılının Temmuz ve Ağustos aylarına denk geldiği, bu tarihlerin, yoklama tarihi ve re’sen terkin tarihinden önceye rastladığı, diğer bir anlatımla, bu firmanın re’sen terkinden önce ticaret yaptığının bizzat idare tarafından tespit edildiği, 2011 ve 2012 yıllarında BA ve BS uyumsuzluğu olduğu, ayrıca, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı olduğu halde, vergi tekniği raporu ve eklerinin tarafına verilmediği,
KDV Uygulama Genel Tebliği'nde yer alan incelemelerin yapılmadığı, adı geçen firmanın ticaret yaptığına dair somut delil ve belgelerin bulunduğu, idarenin soyut ve yoruma dayalı delillerini gerçekmiş gibi değerlendirmesinin açıkça mevzuatın ihlali anlamına geleceği, yargılamada, tarafların eşit olduğu, bir tarafın sunduğu delillerin, diğer tarafa tebliğ edilmesi ve bu delillerle ilgili olarak savunma hakkı verilmesinin zorunlu olduğu, buna rağmen, yargılamada “çekişmeli yargılama” ve “silahların eşitliği” ilkeleri ihlal edilerek, delil olarak kullanılan vergi tekniği raporunun tarafına tebliğ edilmediği,
faturaların gerçek bir ticarete dayandığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/09/2020 tarih ve E:2016/11526, K:2020/3281 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/5888, K. 2022/7764, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama