KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/6020 E., 2022/7656 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2022
- Esas No
- 2022/6020
- Karar No
- 2022/7656
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2000 yılına ilişkin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ,… ,… ,… ,… , … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu … tarih ve … ,… ,… ,… ,… , … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirleri yönünden.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 35. maddesinde; limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacaklarının ifade edildiği,
bu düzenlemenin değerlendirilmesinden, şirket ortaklığı sona ermiş olsa da, ödeme emri ile takip edilen kamu alacaklarının doğduğu dönemde şirket ortağı olan kişilerin bu borcun ödenmemesinden sadece ortak olduğu dönemlerle ve hissesi oranıyla sınırlı olarak sorumlu olacağı, dolayısıyla limited şirketin vergi borcunun öncelikle şirketin mal varlığından tahsiline çalışılması,
vergi borcunun şirketten tahsilinin olanaksız olduğunun tespit edilmesi halinde ise, şirket ortağının ilgili olduğu döneme göre sermaye hissesi göz önünde bulundurularak takip edilmesi gerektiği, bu nedenle, 31/10/2000 tarihinde şirkete ortak olan davacının bu tarihten önceki dönemlere ait borçlardan sorumlu tutulması söz konusu olamayacağından ilgili dönemlere ilişkin borçların şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerine gelince;
söz konusu ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 14/10/2008 ve 05/03/2009 tarihlerinde şirket ortağı olan davacıya ". Mah.. Cad.
No:… …/…" adresinde tebliğ edildiği, ancak, davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmadığı ve söz konusu adresin de şirkete ait olmadığı dikkate alındığında, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketle ilgisi bulunmayan bir adreste şirket ortağına tebliğ edilmesi usulsüz olduğundan, asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmeyen borçların tahsili için şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/12/2020 tarih ve E:2017/699, K:2020/5643 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/6020, K. 2022/7656, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama