KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10266 E., 2024/2711 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/10266
- Karar No
- 2024/2711
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürülüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... parsel (toplulaştırma sonrası ... ada, ... ve ... ada ... parsel) sayılı taşınmazının bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, yapılan toplulaştırma uygulaması neticesinde, davacıya kendi yerinden (... sayılı parsel) ... ada, ... parsel olarak 37.607,27 m² miktarda taşınmazın verildiği, bu taşınmazın ... sayılı parselin yaklaşık %85'i kadar olduğu, kalan 2.624,23 m² miktarın ise kendi taşınmazı dışında ... ada, ... parselden verildiği,
her ne kadar bilirkişi tarafından, ... ada, ... parsel de yer alan taşınmazın, önceki taşınmaza (uygulama öncesi yer) eşdeğer olduğu şeklinde değerlendirme yapılmış ise de, uygulama öncesi davacı taşınmazının ... arası D360 Karayolu üzerinde bulunduğu, ... ilçe merkezine daha yakın ve ulaşım yönünden ana yollar üzerinde bulunması dolayısıyla daha fazla imkanlara sahip olduğu, bulunduğu yerin düz olması taşınmazın sulama ve işlemesini daha kolay kıldığı, bu durumun taşınmazın gerek ticari ve gerek ise tarımsal değerini daha da artırdığı,
öte yandan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ...- ... arası D360 Karayoluna yaklaşık 450 metre uzaklıkta olması, ulaşım yoluna uzaklığı yani daha içeride bir yerde olması, dereye doğru eğimin fazla olması, miktar olarak küçük olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, uygulama sonrası davacıya kendi taşınmazı dışında tahsis edilen ... ada,... parsel sayılı taşınmazın uygulama öncesi (... parsel) taşınmazına eşdeğer olmadığı, daha düşük değerde olduğu, diğer taraftan davacıya, toplulaştırma işleminden önceki taşınmazın bulunduğu (davacı yerinden) yerden müstakil olarak yer verilme imkânı bulunduğu halde verilmediği,
tek parsel olan taşınmazın uygulama sonucunda bölünerek 2 ayrı parsele dönüştürülerek, tarımsal faaliyetin bozulduğu, bu haliyle toplulaştırmanın amacına uygun olmayan, dava konusu toplulaştırma işleminde, davacı taşınmazı yönünden mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu toplulaştırma kapsamında yer alan taşınmazlara ilişkin yapılacak iş ve işlemler ilgili mevzuata uygun şekilde uygun araçlar ile ilan edildiği, toplulaştırma işleminde parsellerin su kaynaklarından yeterli derecede yararlanması ve parsellerin yola sınırlarının bulunmasına dikkat edildiği, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10266, K. 2024/2711, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama