KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10314 E., 2024/5510 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/10314
- Karar No
- 2024/5510
- Temyiz eden (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 07/11/2008 tarih ve 27047 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 01/10/2008 tarih ve 2008/14227 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacının malik ve hissedar olduğu eski ... (yeni .../...), ... (yeni .../...), ... (yeni .../...) [Bilirkişi raporunda, Mahkeme ve Bölge İdare Mahkemesi kararında sehven eski ... (yeni .../...), eski ... (yeni .../...) ve eski ... (yeni .../...) şeklinde yanlış yazıldığı görülmüştür.] parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, ... mahallesinde davalı idare tarafından 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerçekleştirilen Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri projesi (75.
Kısım) kapsamındaki toplulaştırma işleminde; davacıya tahsis edilen yeni parsellerde eski duruma göre daha fazla kişinin müşterek hissedar yapılarak malik sayısının arttırıldığı, bu durumun arazi kullanımı ve tarımsal üretimi olumsuz etkileyebileceği, davacıya tek bir yerden parsel verilmesi mümkün olduğu halde bu olanağın değerlendirilmediği dolayısıyla davacının tarımsal faaliyette bulunduğu alanların dağıtıldığı, küçültüldüğü,
bu durumun davacı yönünden işgücü, girdi, sermaye ve üretim kayıplarının artmasına yol açacağı, arazi toplulaştırmanın amaçlarından birinin de toprakların bölünmesi ve küçülmesini önlemek olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda yapılan toplulaştırma işlemi arazi toplulaştırmasının amacına, dağıtım ilke ve esaslarına uygun olarak yapılmadığı bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığı, yapılan toplulaştırma işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacıların mülakatlar alınırken dava konusu yeni parselleri kendi rızaları ile talep ettikleri, toplulaştırma çalışmalarında yeni bloklar oluşturulurken yerleşim birimleri arasındaki mevcut veya yeni düzenlenecek kadastral sınır, yol, kanal, tesis ve projeleri ile topoğrafik yapının dikkate alındığı ve blok planlarının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü sulama hatları planlarına göre düzenlediği, dava konusu olan parselleri kapsayan alanda 2. toplulaştırma çalışmalarına başlandığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10314, K. 2024/5510, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama