KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10354 E., 2024/5893 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/10354
- Karar No
- 2024/5893
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- 1- ...
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2-... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Amasya ili, Merzifon ilçesi, ... Köyü’nde yapılan toplulaştırma işleminin ... parsel numaralı taşınmaza ilişkin kısmının iptali ve bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğü’nün ... tarihli ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden.
Hırka Köyü uygulama sınırının ve toprak derecelendirme ve sınıflandırmalarının doğru olarak belirlendiği, uygulama işlemi ile davacılara verilen arazilerin toprak yapısı, verimliliği ve sulama imkanları bakımından önceki arazilere denk araziler olduğu, eş değer yerlerde ve kullanıma elverişli arazilerin verildiği, taşınmaz üzerinde bulunan sabit tesislerin ise toplulaştırma işleminin ilanından önce mevcut olmamaları nedeniyle toplulaştırma işleminde dikkate alınmalarının mümkün olmadığı anlaşıldığından, yapılan toplulaştırma işleminin dava konusu taşınmazlar yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; arazi toplulaştırması sonucu davacılara ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alandan, ana yola cepheli, mevcut yapı ve ağaçlar korunacak şekilde ve düzgün dikdörtgen şeklinde bir parsel verilmesi mümkün olup, yola ilişkin kısmı dar, arkaya doğru genişleyen ve ana yola cephesi olmayan, ara yoldan cephe alan parsel oluşturulmak suretiyle davacılara tahsis yapılmasına ilişkin dava konusu toplulaştırma işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
... ve ... sayılı parsellerin bulunduğu yerden anayola cepheli parsel verilmesi durumunda parselin şeklinin bozulacağı ve L şeklinde parsel oluşmasına neden olacağı, L şeklinde oluşacak bir parselin makineli tarıma uygun olmayacağı ve 3083 sayılı Kanuna aykırı bir durum oluşturacağı, parselasyon planı yapılırken proje ve yapılan işlem gereği yola olan cephe, köye uzaklık gibi özellikleri korumanın mümkün olmaması nedeniyle herhangi bir değer kaybı olmaması için parselin alanında büyüme yapıldığı, dilekçe ekinde gönderilen sabit tesis listesinde davacıya ait ... ve ... parsellerde herhangi bir sabit tesise rastlanılmadığı belirtilerek, toplulaştırmanın Teknik Talimata ve mevzuata uygun yapıldığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10354, K. 2024/5893, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama