KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10783 E., 2025/204 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire Müdahil (Davalı Yanında)... 2- (Davacı) ...
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Esas No
- 2023/10783
- Karar No
- 2025/204
- Temyiz eden taraflar
- 1- (DAVALI) ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av....
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Dava konusu istem : Konya İli, Cihanbeyli ilçesi, ... Mahallesi'nde Konya 14. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ... parsel, ... ada ..., ..., ..., ... parsel, ... ada ... ... ... ... parsel ve ... ada..., ..., ...... ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E..., K... sayılı kararda; bilirkişi raporu ile maddi olay birlikte incelendiğinde, dava konusu parsellerin son halinin ekim, sürüm ve verimlilik yönünden tarıma elverişli olduğu, parsel oluşturularak tam hisse dağıtım yapılmasının toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, optimum parsel büyüklüğünün sağlanması, işletme bütünlüğünün tesis edilmesi amaçlarına uyulduğu, arazi toplulaştırmasına temel teşkil eden arazi çalışmalarının, yol ağı tekniğine göre yapıldığı, davacıdan yapılan kesintilerin yönetmeliğe uygun olarak yapıldığı,
fakat davacının toprak özellikleri iyi olan eski ... ...ve ... nolu parsellerinin de içinde bulunduğu yerden davacıya arazi verilmediği, özellikle ... ada ... nolu parsel ve ... ada ... nolu taşlı ve ‘Ham toprak’ vasfında arazilerden ilave yapılmış olmasından dolayı eski ve yeni arazilerin eşdeğer özelliklerde olmadığı ve eski durumda davacıya ait ... ada ... nolu parselin içinde sabit tesis olarak yer alan su kuyusunun, davacıya yeni tahsis edilen ... ada ... nolu parsel içinde sabit tesis olarak davacı adına korunmadığı, Kanunda öngörülen dağıtım ilke ve esasları ile teknik gerekliliklere tam olarak uyulmadığı anlaşıldığından,
sözkonusu toplulaştırma işleminin dava konusu parsellere dair kısmında bu yönleriyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu kök parsellerden birisi olan .../... sayılı parselde kamu payı kesintisi yapıldıktan sonra davacının güneş enerjisi santrali (GES) tesisi kurmak istediği ve bu nedenle müstakil tahsis yapılmasını istediği, davacının talebi gibi 18.692,23 m2 senet alanlı olarak oluşturulan .../... sayılı yeni parsele müstakilen tahsis yapıldığının görüldüğü, bilirkişi raporunda da GES tesisine yönelik oluşturulan parsel bakımından bir uygunsuzluk belirtilmediği, bu bakımdan; .../...sayılı yeni parsel yönünden toplulaştırmada hukuka aykırılık bulunmadığı,
.../... sayılı toplulaştırma parseli ise, kök parsellerden .../... ve .../... sayılı parsel hak edişlerinden oluşturulmuş olup; .../... sayılı parselin oluşturulması bakımından da herhangi bir uygunsuzluğun bulunmadığı, bu yönde bilirkişi raporunda bir açıklamanın mevcut olmadığı anlaşıldığından; .../... sayılı parsel yönünden de arazi toplulaştırmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; yeni .../... sayılı parsel ile yeni .../... sayılı parsel bakımından arazi toplulaştırmasında hukuka aykırılık görülmediğinden, ilk derece mahkemesinin bu parselleri de dahil ederek bütün parseller yönünden toplulaştırmanın iptaline karar vermesinde hukukî isabet görülmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, .../... ve .../... sayılı parsellere ilişkin kısmı bakımından kaldırılmasına,... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısım bakımından davanın reddine, ... ve...sayılı parsellere ilişkin kısım bakımından istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Dava konusu arazilerin bulunduğu mevkide elektrikli su kuyularının tarlalardan kıymetli olduğu, kuyularının korunmadığı, kuyusu olmayan yerlerde ve toprağı, mevkisi kötü tarlalarının verildiği, müdahilin iddialarının gerçek dışı olduğu belirtilerek, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
İptaline karar verilen kısmın yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka uygun olup, 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimat hükümleri esas alınarak, mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN MÜDAHİLİN İDDİALARI
Müdahil ... tarafından, dava konusu proje sahasında yer alıp, aynı komşuluk ilişkisinde mülkiyet sahibi olduğu sahiplik belgelerini paylaştığı yapı ve tesislerin (sulama kuyuları, elektrik trafoları, sulama pompaj sistemleri ve sulama boruları vb.) bulunduğu, bu yapı ve tesislerin tarım parselleri üzerinde verimliliği ve taşınmaz değerini artırıcı yönde ve ekonomik anlamda ciddi yatırımlar olduğu, DSİ idaresi tarafından yapılan arazi toplulaştırma projesi ile oluşturulan mülkiyet yapısının bozulması halinde büyük ve telafisi mümkün olmayan mağduriyetler yaşayacağı belirtilerek, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
MÜDAHİLİN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10783, K. 2025/204, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama