İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2023/11025 K.2024/5521

Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca uygulama alanı ilan edilen, Aksaray İli, Gülağaç İlçesi, ... Köyündeki toplulaştırma işlemleri neticesinde…

Esas2023/11025Karar2024/5521Tarih9 Ekim 2024Okuma6 dk · 1.197 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11025 E., 2024/5521 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
9 Ekim 2024
Esas No
2023/11025
Karar No
2024/5521
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.197 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca uygulama alanı ilan edilen, Aksaray İli, Gülağaç İlçesi, ... Köyündeki toplulaştırma işlemleri neticesinde davacıya tahsis edilen ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel ile toplulaştırma öncesinde maliki olduğu ..., ..., ..., ..., ... ve ... parselde kayıtlı taşınmazlar arasında değer farkından kaynaklı olarak oluştuğu ileri sürülen 252.003,70-TL maddi zararın tazmini talep edilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının maliki olduğu Aksaray ili, Gülağaç ilçesi, ... (...) Köyü sınırları içindeki uyuşmazlık konusu taşınmazları da kapsayan alanın 3083 sayılı Kanun kapsamında uygulama alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12/10/2012 tarih 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararın dayanağı olan 02/10/2012 tarih, 15188 sayılı Bakanlık işleminin iptali istemiyle açılan davanın, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dosyasında derdest olduğu, taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması işlemine açılan bir davanın ise bulunmadığı,

iptali için dava açılmayan ve idarece de geri alınmayan toplulaştırma uygulamasına dair işlemin hukuka uygunluk karinesinden yararlandığı, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dava dosyasında davacının taşınmazlarını da kapsayan alanın uygulama alanı olarak belirlenmesine dair işlem ile dayanağı işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde uygulama işlemi dayanaksız kalacağından kök parsellere dönüleceği hal böyle iken idarenin tazminat yükümlülüğü şartlarının somut olayda gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davanın açılmasının müsebbibinin arazi toplulaştırması işlemi olması nedeniyle, davanın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un işlemden kaynaklı tam yargı davalarının düzenlendiği 12. maddesindeki esasların göz önünde bulundurulması, işlemin hukuka uygun olup olmadığının, idarenin hukukî sorumluluğunun şartları ile birlikte incelenmesi gerektiği, arazi toplulaştırmasında, proje sahasına ait Parselasyon Haritası ve Arazi Toplulaştırma (AT) Listesinin arazi toplulaştırma uygulama mevzuatı hükümlerine uygun olarak hazırlandığı;

parsel endeksi değerlerinin Derecelendirme Haritası verileriyle uyumlu olduğu; kamu payı kesintisinin mevzuata uygun hesaplandığı; yol ağının ve sulama ağının proje sahasına dağıtıldığı; parsel geometrilerinin mevzuata uygun olduğu; eski parseller ile yeni parseller arasında verim farkının bulunmadığı anlaşıldığından.

6 adet ayrı kadastro parselinin arazi toplulaştırması sonrasında kök parsellerden daha büyük yüzölçümlü 2 parsele toplandığı; parsel geometrisi, parsel alanı, zemin ve topoğrafya durumu, ulaşım bağlantıları dikkate alındığında davacının durumunun eski durumuna kıyasla iyileştirildiği anlaşıldığından; kök parsellerdeki hak edişine karşılık yapılan tahsis ve dağıtımın arazi toplulaştırmasının amaçlarına, parselleme ve dağıtım kurallarına uygun olduğu, arazi toplulaştırmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,

hukuka uygun bulunan işlem nedeniyle oluşan bir zararın da söz konusu olamayacağı sonucuna varılmış, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, kendisinden alınan taşınmazlar ile tahsis edilen taşınmazlar arasında ciddi verim farkı olduğu, raporun bilimsel esaslara uygun olmadığı, karara esas alınamayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında. "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmü, "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde.

"İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.

Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının maliki olduğu Aksaray ili, Gülağaç ilçesi, ... (...) Köyü sınırları içindeki uyuşmazlık konusu taşınmazları da kapsayan alanın 3083 sayılı Kanun kapsamında uygulama alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12/10/2012 tarih 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararın dayanağı olan 02/10/2012 tarih, 15188 sayılı Bakanlık işleminin iptali istemiyle 21/07/2016 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dosyasında dava açtığı, bahse konu dosyada verimli taşınmazların dağlara tepelere dağıtıldığını iddia ettiği,

görülmekte olan davanın davacı adına yeni tahsis edilen taşınmazlar ile eski taşınmazları arasındaki verim farkı nedeniyle oluştuğu ileri sürülen değer farkının tazmini istemi olduğu, davacının tarafına tahsis edilen parsellerden, en geç Danıştay Onuncu Dairesinde 21/07/2016 tarihinde açtığı dava ile haberdar olduğu ve bu tarihten itibaren kanuni süresi içinde tazminat davası açılması gerekirken, bu süreden çok sonra 05/02/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesince, davanın reddi yolundaki ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, davanın süresinde açılmadığından dolayı gerekçe değiştirilerek reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında bir karar verilmesinde hukuki isabet bulunmasa da sonucu itibariyle kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X) KARŞI OY

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının maliki olduğu Aksaray ili, Gülağaç ilçesi, ... (...) köyü sınırları içindeki, toplulaştırma işlemleri neticesinde davacıya tahsis edilen ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel ile toplulaştırma öncesinde maliki olduğu ..., ..., ..., ..., ... ve ... parselde kayıtlı taşınmazlar arasında değer farkından kaynaklı olarak oluştuğu ileri sürülen 252.003,70-TL maddi zararın tazmini istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı,

davacının ayrıca 21/07/2016 tarihinde uyuşmazlık konusu taşınmazları da kapsayan alanın 3083 sayılı Kanun kapsamında uygulama alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12/10/2012 tarih 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararın dayanağı olan 02/10/2012 tarih, 15188 sayılı Bakanlık işleminin iptali istemiyle de Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dosyasında dava açtığı, davacının tarafına tahsis edilen yerlerden en geç 21/07/2016 tarihinde haberdar olduğu,

tam yargı davasının bu tarihten itibaren kanuni süresi içinde açılması gerekirken, bu süreden çok sonra 05/02/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı gerekçesiyle Dairemizce dosyanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle onama kararı verilmiş ise de, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dosyasında açılan davanın 17/06/2021 tarihinde karara bağlandığı, İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun E.2021/3610, K.2022/1329 sayılı kararı ile 07/04/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Danıştay Onuncu Dairesinin E.2016/3383 sayılı dosyası üzerinden açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde ifade edilen "iptal davası" olarak kabul edilmesi gerektiğinden, görülmekte olan tam yargı davasının da süresi içerisinde açıldığının kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının esastan incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/11025, K. 2024/5521, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. X) Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/11025
Karar No
2024/5521
Tarih
9 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2023/11057 K.2024/5211
  • Danıştay 3. Daire E.2023/11091 K.2024/5481
  • Danıştay 3. Daire E.2023/11151 K.2024/5276
  • Danıştay 5. Daire E.2023/11176 K.2024/15293
  • Danıştay 3. Daire E.2023/11186 K.2024/5553
  • Danıştay 3. Daire E.2023/11204 K.2024/5554

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.