KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11972 E., 2023/5174 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Esas No
- 2023/11972
- Karar No
- 2023/5174
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) … Bakanlığı
- Vekili
- …, Hukuk Müşaviri
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … İl Özel İdaresi VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Köyü Muhtarlığı VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Kırklareli İli, Merkez İlçesi, … Mevkii, … ve … parsellerde 1.135.694,87 m2 alanda davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Kırklareli-Kavaklı Tarıma Dayalı İhtisas (Süt) Organize Sanayi Bölgesi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyası içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler ile uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, hidroloji mühendisi ve biyolog bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ve itirazlar birlikte değerlendirildiğinde; projenin uygulanacağı alanın tarım arazisi olduğu, tarım alanına inşaat yapıldıktan sonra tarımsal özelliğinin ortadan kalkacağı, eski haline getirilmesinin mümkün olmadığı,
proje kapsamında alternatif alan araştırılmasına gerek duyulmadığının belirtildiği, ancak bu durumun somut verilere dayandırılmadığı, proje alanının, tarımsal niteliği I. öncelikli korunacak alan olduğu, raporda proje alanının ve çevresinin topraklarının özelliklerine ayrıntılı olarak yer verilmediği, rapordaki tarımsal bilgilerin yetersiz olduğu, fauna açısından raporda yeterli tespit ve tedbirlere yer verilmediği, dolayısıyla ÇED raporunda bir takım eksikliklerin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
1- Davalı idare tarafından, yapılması planlanan proje ile ilgili hazırlanan ÇED raporu çevre mühendisi, jeoloji mühendisi ve hidroloji mühendisi tarafından yeterli bulunmuş iken, ziraat mühendisi ve biyolog tarafından yeterli bulunmamış ise de, ÇED raporunda proje alanının duyarlı yöreler bakımından değerlendirildiği, projenin hazırlanması ve inşaat aşamasında zarar görebilecek flora ve fauna türlerinin belirlenerek gerekli taahhütlerin verildiği, diğer taraftan, DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Daire Başkanlığı tarafından, görüş yazısında belirtilen şartlara uyulması kaydıyla projenin yapılmasının uygun bulunduğu,
gübre biriktirme alanı ile ilgili 07/12/2010 ve 27778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği" hükümleri doğrultusunda gerekli önlemlerin alınacağı, barınaklarda oluşacak hayvan dışkılarının proje kapsamında olmayan ancak projenin işletme aşamasına geçilmeden fizibilite onayı ve ÇED kararı alınması sonrasında kurulması planlanan biyogaz tesisine gönderileceği, inşaat aşamasında oluşacak hafriyat toprağının, proje alanında arazi tesviye ve dolgu amaçlı kullanılmasının Kavaklı Belediye Başkanlığınca uygun bulunduğu,
projenin işletme aşamasında kurulması ve işletilmesi planlanan atıksu arıtma tesisinden kaynaklı arıtma çamurlarının analizi yapılarak 02/04/2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Atık Yönetimi Yönetmeliği" hükümlerine uyulacağı, Kavaklı Belediye Başkanlığınca 113.569,4 hektar yüzölçümlü proje alanına eşdeğer uygun alternatif alanın bulunmadığının belirtildiği, Tarım ve Orman Bakanlığınca toprak koruma projesine uyulması ve talep edilen amaç doğrultusunda kullanılması şartıyla uygun görüldüğü, dolayısıyla proje alanının en uygun alan olarak belirlendiği,
sonuç olarak proje alanı ve yakın çevresinin mevcut çevresel özellikleri belirlenerek muhtemel olumsuz etkilere yönelik gerekli tedbirlerin alındığı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Mahkeme kararı bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, usul yönünden; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, esas yönünden ise; dava konusu projede kamu yararının bulunduğu, ÇED raporunda toprağın korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alındığı, bilirkişi raporuna yönelik itirazların Mahkemece dikkate alınmadığı, oysaki proje ile ilgili olarak dosyaya sunulan bilimsel raporda proje alanı ve fauna türleri değerlendirilerek, projenin yapılmasında sakınca bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Mahkeme kararı bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, davacı köyün projenin etki alanında kalması nedeniyle dava açma ehliyetinin bulunduğu, söz konu projenin tarım alanı yerine mera alanında yapılması gerektiği, ÇED raporunun aksine proje nedeniyle oluşacak kokunun davacı köye kadar ulaşacağı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararının onanması gerektiği ileri savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/11972, K. 2023/5174, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama