KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12844 E., 2024/3657 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Esas No
- 2023/12844
- Karar No
- 2024/3657
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii ... ada, ... parsel sayılı, 10.693,32-m² yüzölçümlü, mülkiyeti hazineye ait olan taşınmazın tamamı üzerinde fabrika (fabrika bahçesi) yapmak suretiyle 26/05/2018-04/06/2020 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacıdan 756.454,40-TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasından sonra hazırlanan bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirilmesi üzerine; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğu,
davacı şirket tarafından fuzulen işgal edildiğinden ecrimisil ödenmesi gerektiği ve bilirkişi raporunda, işgale konu 10.693,32 m² yüzölçümlü alan için tespit edilen ecrimisil bedelinin toplam 610.816,10-TL tutarında hesaplanması nedeniyle dava konusu 756.454,40-TL tutarındaki ecrimisil ihbarnamesi ile ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 610.816,10 TL'lik kısmında hukuka ve mevzuata aykırılık, 145.638,30 TL'lik kısmında ise hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış ve dava konusu işlemin 145.638,30-TL'lik kısmının iptaline, 610.816,10-TL'lik kısmı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, söz konusu taşınmazın tamamının işgal edilmediği gibi işgalin de sürekli olmadığı, bazı zamanlarda malzeme koymak suretiyle belirli bir kısmının (190m2) belirli aralıklarda işgal edildiği, bu nedenle işgal alanı ve dönemlerinin hatalı olduğu, ecrimisil bedelinin fahiş olarak hesaplandığı belirtilerek temyize konu kararın reddedilen kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı tarafından, bilirkişi tarafından bedel tespitinin hatalı yapıldığı, somut emsal bulunmadığı, sübjektif yorumla hesaplama yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, harçtan muaf olunduğundan yargılama giderlerinin de hatalı olduğu belirtilerek temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği savunulmuştur. Davalı tarafından; cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/12844, K. 2024/3657, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama