İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2023/13482 K.2023/6522

Dava konusu istem: Bayburt İli, Aydıntepe İlçesi, ... Köyü ..., ... Köyü … ve … Köyü …, … Köyü …, … Köyü …, … Köyü …, … ve … Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Bayburt Aydıntepe ... ve … Göletleri ve Doğal Yapı Malzeme…

Esas2023/13482Karar2023/6522Tarih23 Kasım 2023Okuma9 dk · 1.877 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13482 E., 2023/6522 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
23 Kasım 2023
Esas No
2023/13482
Karar No
2023/6522
Temyiz edenler (davacılar)
1- …, 2- … , …, 65- …
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı (E-Tebligat
Vekili
Av. …
Müdahil (davalı yanında)
… Genel Müdürlüğü (E-Tebligat
Vekili
Av. …
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.877 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Bayburt İli, Aydıntepe İlçesi, ... Köyü ..., ... Köyü … ve … Köyü …, … Köyü …, … Köyü …, … Köyü …, … ve … Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Bayburt Aydıntepe ... ve … Göletleri ve Doğal Yapı Malzeme Ocakları (Hazır Beton Santrali, Kırma-Yıkama-Eleme, Kırma-Eleme, Yıkama-Eleme Tesisleri Dahil)" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı ile bu kararın kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacılardan …, …, …, …, …, …, …, …yönünden davanın ehliyet yönünden reddi, diğer davacılar yönünden ise davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının davanın (esastan) reddine ilişkin kısmının, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2021/8337, K:2021/12940 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda;

uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi, maden mühendisi, ziraat mühendisi, biyolog ve hidrolog bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; çevre mühendisliği bakımından, bahse konu davacı sorularına, ilgili ÇED raporunda uygun ve teknik açıklamalar eşliğinde cevabi ifadelere yer verilmiş olması sebebiyle davalı taraf için kusur bulunmayacağı, ÇED raporunun davalı soruları kapsamıyla sınırlı kalmak şartıyla teknik olarak uygun ve yeterli olduğu,

biyoloji bakımından, alanda endemik türler dışındaki türlerin hiçbiri “Endemik Olmayan Nadir Bitkiler” kapsamında olmadığı, keşif sırasında, proje sahasının yakın çevresinde bitkilerin yaşamlarını devam ettirebilecekleri çok sayıda benzer habitatların olduğunun görüldüğü, buradan hareketle, flora açısından alanda gölet yapımına engel bir durumun olmadığı, benzer şekilde proje sahasının yakın çevresinde omurgalı ve omurgasız hayvanların yaşamlarını devam ettirebilecekleri çok sayıda benzer habitatların olduğu,

hem ÇED raporunda hem de davacı dosyasında bitki ve hayvan türleri ile ilgili belirtilen kategorilerin, bilimsel olarak tüm dünyada kamu ya da özel teşebbüs faaliyetlerine engel bir seviye olarak görülmediği, buradan hareketle, fauna (hayvan varlığı) ve flora (Bitki varlığı) açısından alanda gölet yapımına engel bir durumun olmadığı, maden mühendisliği bakımından, madencilik kapsamındaki faaliyetlerin, çevresel etkilerininin kabul edilebilir sınırlarda uygun ve yeterli olduğu,

ziraat mühendisliği bakımından, projenin gerçekleştirilmesi halinde olumsuz etkilerin sınırlı kalacağı, buna karşın proje kapsamında yöredeki kuru tarım arazilerinin sulanmasıyla ürün çeşitliliğinin artmasına ve bölge ekonomisine önemli katkının sağlanacağı, bu sebeple projenin uygun olduğu, yapısal ve su kaynakları bakımından, göletlerin inşaat planlamasının yapısal bakımdan bilimsel kriterlere uygun olduğu, aynı şekilde hidrolojik verilerin de planlamaya ve bilimsel kriterlere uygun olduğu,

inşaat bakımından, inşaat çalışmaları esnasında alınan tedbirlerin yeterli olduğu ve projenin bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağı, jeoloji mühendisliği bakımından, proje alanında heyelan ve kütle hareketi riski olmayışı ile stabilite sorunları yaşanacak alanlarla ilgili önlemlerin alınacağı taahhütlerinin göz önüne alındığında, dava konusu ÇED raporunda yer alan mühendislik jeolojisi çalışmalarına bağlı kalınarak yapılan çalışmaların bilimsel ve teknik açıdan yeterli olduğu, yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun açıklamalar içerdiği, hesaplamaların ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde veri ve belgeye dayandırıldığı, çevreye olabilecek olumsuz etkilerin giderilmesi için gerekli önlemlerin tespit edildiği, projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu sonucuna varıldığından, davaya konusu “ÇED Olumlu” kararı ile bu kararın kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, yerel mahkemece keşif tarihine yönelik itiraz dilekçesi dikkate alınmaksızın, yokluklarında keşif yapılmak suretiyle savunma hakları kısıtlandığından adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ÇED raporunda yer almayan Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile dava konusu gölet havzası içinde kalan bir kısım alanın 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildiğine dair karar dikkate alındığında, bu alanla ilgili hiçbir değerlendirmenin yapılmadığı ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtildiği halde, ek bilirkişi raporu alınmadan karar verildiği,

Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararında belirtilen hususların Mahkemece incelenmediği, yeraltı suyuyla ilgili enjeksiyon tedbiri alınması halinde problem yaşanmayacağı bilirkişilerce belirtildiği halde, böyle bir tedbirin ÇED raporunda yer almadığı ve bu eksikliğin ÇED raporunu sakatladığı, çevre mühendisi tarafından detaylı bir incelemenin yapılmadığı, ÇED raporundaki inşai faaliyetin yapılacağı süreler bakımından bir çelişkinin bulunduğu, faunayla ilgili değerlendirmelerin hatalı olduğu ve koruma önlemlerinin de yeterli olmadığı,

proje alanında yaban hayatı koruma sahası bulunduğu halde, projenin yapılması ile yabana hayatının nasıl etkileneceğinin ÇED raporunda ortaya konulmadığı, sulanması amaçlanan tarım arazilerinin 1580-1680 m rakımda yüksek irtifada bulunan araziler olduğu, dolayısıyla ÇED raporunda yetiştirilmesi beklenilen tarım ürünlerinden verim alınamayacağı, ayrıca ÇED raporunda can suyu miktarı hesaplanırken, proje alanına özgü ölçüm değerlerinin esas alınmamasına rağmen bu hesaplamaların bilirkişilerce uygun bulunmasının hukuka aykırı olduğu,

can suyu hesabının bilimsel olmadığı gibi, hesaplanan can suyu miktarının da çok yetersiz olduğu ve debinin düşmesi nedeniyle suyun hızının da azalmasına bağlı olarak sucul yaşamın nasıl etkileneceğinin ÇED raporunda ortaya konulmadığı, o yörede gölet yapıldığında çevresel koşulların tamamen değişeceği, gölette biriktirilen suyun dinlendirilmesi nedeniyle suyun organik madde bakımından zayıflayacağı, dolayısıyla mansapta yaşayan canlıların ve sucul yaşamın olumsuz etkileneceği, yine proje nedeniyle yer altı su seviyesinde ne gibi bir değişim olacağına dair ÇED raporunda yeterli bilginin olmadığı,

aynı şekilde su kalitesindeki değişimlerin de ÇED raporunda incelenmediği, inşai faaliyetler için alınan tedbirlerin de yetersiz olduğu, sonuç olarak eksik ÇED raporuna dayalı olarak verilen "ÇED Olumlu" kararında hukuka uygun olmadığı, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı yanında müdahil tarafından, usule ilişkin olarak, davacıların dava konusu işlem ile menfaatleri etkilenmediğinden, davanın ehliyet yönünden reddi; dava konusu işlem kesin ve yürütülmesi zorunlu olmayan nitelikte bir işlem olduğundan davanın incelenmeksizin reddi ve davanın süresinde açılmaması nedeniyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak, dava konusu işlemin hukuka uygun tesis edildiği, çalışmaların mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş iken, davalı idare tarafından ise savunma verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Davacılardan …, …, …, …, …, …, … yönünden temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddi, diğer davacıların temyiz istemlerinin ise reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 22. Bölge Müdürlüğü tarafından Bayburt İli Aydıntepe İlçesi sınırları içerisinde sulama suyu temini amacıyla “Aydıntepe-Çayıryolu Projesi (1. Merhale) Masat Sulaması Rehabilitasyonu Planlama Raporu Yapımı İşi” kapsamında ... ve Gümüşdamla Göletleri ile bu göletlerin malzeme ocaklarından çıkarılacak kaya malzemenin gölet inşaatında kullanılabilmesi için kırma - eleme tesisi ve malzemenin yıkanıp elenmesi için ise yıkama- eleme tesisinin yapılmasının planlanması nedeniyle hazırlanan ÇED raporu davalı idareye sunulmuş, alınan kurum görüşleri neticesinde söz konusu projeyle ilgili (dava konusu) 08/05/2019 tarih ve 5505 sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir.

Davacıların bir kısmı tarafından ÇED raporunda eksiklik bulunduğu ileri sürülerek, söz konusu ÇED olumlu kararının iptali istemiyle davalı idareye başvurulmuş, davalı idare tarafından da projenin muhtemel çevresel etkilerine karşı alınması gereken önlemlere ÇED raporunda yer verilmediği gerekçesiyle … tarih ve … sayılı işlemle başvuru reddedilmiştir.

Bunun üzerine, anılan ÇED Olumlu kararı ile bu karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi Yargılama Usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan. "2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar" hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı maddenin 2. fıkrasının (g) bendinde.

"Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmüne, (i) bendinde ise. "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir.

Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmüne yer verilmiş olup, 49. maddesinin 3. fıkrasında; kararların kısmen onaylanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

1- Davacılardan …, …, …, …, …, …, …, …, … yönünden temyiz isteminin incelenmesi;

Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, idari mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine, Danıştay ilgili Dairesinin temyiz incelemesi sonucu verdiği kararın kesin olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacılardan …, …, …, …, …, …, …, …, … yönünden davanın ehliyet yönünden reddi, diğer davacılar yönünden ise davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2021/8337, K:2021/12940 sayılı kararı ile anılan davacılar yönünden onanmasına, diğer davacılar yönünden bozulmasına karar verildiği, İdare Mahkemesince de bozma kararına uyularak, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, ancak uyuşmazlığın esasına yönelik iddialarla kararın davacıların tamamı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.

Olayda, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca Danıştay Altıncı Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2021/8337, K:2021/12940 sayılı kararının onamaya ilişkin kısmının kesinleştiği dikkate alındığında, anılan davacıların temyiz istemlerinin incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

2- Diğer davacıların temyiz istemlerine gelince; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından yerel mahkemece keşif tarihine yönelik itiraz dilekçesi dikkate alınmaksızın, yokluklarında keşif yapılması suretiyle savunma hakları kısıtlandığından adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de, resen seçilen bilirkişilere itiraz için 6100 sayılı Kanun'un 272. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 1 haftalık süre verilerek,

seçilen bilirkişilere itirazın bulunmaması durumunda 18/07/2022 tarihinde keşfin yapılacağına, belirtilen tarihte hazır bulunulmaz ise keşfin yokluklarında yapılacağına ilişkin "keşif ve bilirkişi bilgileri bildirme yazısının" davacılar vekiline 11/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği,

itiraz süresinin (bayram tatili-idari izin ve 15 Temmuz tatili olmak üzere) tatile denk gelmesi nedeniyle 1 haftalık itiraz süresinin uzayacağı ve itiraz süresi dolmadan keşfin yapılamayacağı belirtilerek keşfin adli tatil sonrasına ertelenmesi ve bilirkişi heyetine itiraz süresinin 15 gün süre ile uzatılması talebine ilişkin dilekçenin 15/07/2022 tarihinde Mahkemenin kaydına girdiği görülmüş olup, davanın ivedi yargılamaya konu bir uyuşmazlık olduğu ve söz konusu bilgilendirme yazısında da bilirkişi heyetine itiraz edilmezse,

belirtilen keşif tarihinde hazır bulunulmaması halinde yokluklarında keşfin yapılacağının belirtildiği dikkate alındığında, davacıların vekili tarafından, keşif tarihinin ertelenmesi talebinin İdare Mahkemesince kabul edilmediği müddetçe belirtilen tarihte keşfin yapılacağının bilindiği halde, davacılar vekilinin keşfe katılmadığının görüldüğü,

ayrıca keşif tarihinin bilirkişi heyetine itiraz süresinin son günü olsa dahi, gelinen aşama itibarıyla dahi, davacılar vekilinin bilirkişi heyetine yönelik bir itirazının bulunmadığı görülmüş olup, davacıların savunma hakkı kısıtlandığından ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Diğer taraftan, temyiz dilekçesinde ayrıca Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile dava konusu gölet havzası içinde kalan bir kısım alanın 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildiği ileri sürülmüş ise de, uyuşmazlık, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacılardan …, …, …, …, …, …, … yönünden temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine, diğer davacıların temyiz istemlerinin ise reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Fazladan yatırılan …-TL harcın istemleri halinde davacılara iadesine, 5. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/13482, K. 2023/6522, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/13482
Karar No
2023/6522
Tarih
23 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2023/13484 K.2023/16573
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13489 K.2023/15327
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13490 K.2023/17342
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13491 K.2023/15357
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13495 K.2023/16574
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13497 K.2023/15848

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.