İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2023/13887 K.2024/1610

Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 6- S.S. ... Köyü Sulama Kooperatifi 3- ... Derneği VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/13887Karar2024/1610Tarih7 Mart 2024Okuma8 dk · 1.507 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13887 E., 2024/1610 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire 2- S.s.... 5- ...

Karar tarihi
7 Mart 2024
Esas No
2023/13887
Karar No
2024/1610
Temyiz edenler (davacılar)
1- ... 4-... Odası Başkanlığı
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.507 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 6- S.S. ... Köyü Sulama Kooperatifi 3- ... Derneği VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Madencilik İnşaat Enerji Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Mersin İli, Anamur İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, İR:... ruhsat numaralı sahada davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Mermer Ocağı" projesiyle ilgili olarak Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen 21/09/2018 tarih ve E-2018336 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, maden mühendisi, harita mühendisi ve arkeologdan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belge birlikte değerlendirildiğinde.

“Mermer Ocağı” proje tanıtım dosyasının (PTD) mevzuata uygun olarak hazırlandığı, ÇED sürecinin, dosyanın sunulması aşamasındaki yürürlükte olan ÇED Yönetmeliği hükümlerine göre tamamlandığı, dosya içeriğindeki hesap, yöntem ve yaklaşımların ÇED sürecindeki mevzuat ve ÇED uygulamalarına göre yapıldığı, usul ve içerik açısından uygun olduğu, dava konusu proje alanının arazi yapısının kuru marjinal bir arazi olduğundan üzerinde ekonomik anlamda tarımsal faaliyet yapılmasının mümkün olmadığı, alanda milli park olmadığı, kültürel ve tarihi yapılara zararının olmadığı,

koruma altına alınan mera alanlarına, ormana ve ağaçlandırma çalışmalarına, çevreye, toprak yapısına, tarıma, havaya, zeytinciliğe, toprağa, hayvancılığa/arıcılığa, doğal yaşama, bitki örtüsüne, flora ve fauna üzerine, su kaynakları üzerine olumsuz etkilerinin olmayacağı, proje alanında pişmiş toprak seramik parçaları, sikke veya ev, kilise, işlik, tapınak gibi taşınır taşınmaz arkeolojik kültür varlığı olabilecek nitelikte eserlerin tespit edilmediği, doğal sit alanının olmadığı, faaliyet kapsamında elmas tel ile aynalardan dağ kesme ile blokların kesildiği, sayalama ile ebatlandırıldığı, kesim sırasında soğutma amacıyla su kullanıldığı,

dolayısıyla çevreye mermer tozunun yayılmadığı, dekapajdan çıkan pasanın da işletme izin sınırları içerisinde olduğu, ruhsat sınırlarının dışına olumsuz yönde bir etkisinin olmadığı, proje alanına en yakın konutun 350 m mesafede olduğu, toz emisyonu ve gürültü ile ilgili değerlendirmelerin 350 m mesafe baz alınarak yapıldığı, mermer ocağı faaliyetinden kaynaklanacak toz emisyon hesaplamalarının yapıldığı, hava kalitesi modellemesinin yapıldığı, modelde Anamur meteorolojik verilerinin kullanıldığı, model sonuçlarının en yakın konut dikkate alınarak değerlendirildiği ve sınır değerlerin sağlandığı,

Mermer Ocağı projesi kapsamında patlatma faaliyetinin olmadığı, taş ocakları, mermer ocağı ÇED alanı etki mesafesi içinde bulunmadığından mermer ocağı ve taş ocaklarının kümülatif olarak değerlendirilmesi gereğinin bulunmadığı, ÇED sınırları içerisinde PTD'de ilgili kurumlardan alınan görüşlerde belirtilen koşullara ve projede belirtilen önlemlere uyulmak şartıyla orman ve ormancılık yönünden sakınca olmayacağı, mermer tozlarının çevreye verebileceği zararların yol boyunca ağaçlandırma yapılmak, hâkim rüzgar yönüne birtakım engelleyici perdeler ve çökeltme havuzları inşa edilmek suretiyle giderilebileceği,

proje alanının yakınında bulunan evlerin ve burada yaşayan insanların can güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek ve su kaynağına zehirli atıkların karışmasını önleyecek tedbirlerin alınması durumunda bu yönde herhangi bir sakınca olmayacağı, PTD'de projenin inşaat ve işletme aşamasında bitkisel atık yağlar, madeni atık yağlar ve tehlikeli atıklar, tıbbi atıklar, atık pil ve akümülatör, ömrünü tamamlamış lastikler, ambalaj atıkları, gürültü, çevre izni, çığ, heyelan, kaya düşmesi, sel-taşkın konularında gerekli taahhütlerin verildiği, alınacak önlem ve tedbirlerin belirtildiği,

firmanın faaliyeti aşamasında ilgili idarelerin denetim yetkisinin olduğu, proje kapsamında taahhüt edilen önlem ve tedbirlerin alınması hususunda yatırımcı firmanın her zaman denetlenebileceği ve bu önlemleri almasının sağlanabileceği, faaliyet aşamasında herhangi bir olumsuz durum yaşanması halinde ilgili idarelerce her zaman işlem tesis edilebileceği, idari yaptırım uygulanabileceği anlaşılmakla, dava konusu edilen İR:... ruhsat numaralı II-B grubu mermer ocağı işletmesi için verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğu, nitekim, bilirkişi raporunda ruhsat sahasının çok yakınındaki 1. derece arkeolojik sit alanının, heyelan tehlikesinin, PTD'de yer alan kuyu açılması yönündeki taahhüdün yerine getirilmemesinin, ruhsat sahasına çok yakın mesafedeki gen ormanı ile ruhsat sahası içindeki delice ormanının dikkate alınmadığı, dolayısıyla söz konusu bilirkişilerin Adana Bilirkişi Kuruluna şikayet edildiği, ancak şikayetin reddedildiği,

oysaki arkeolog tarafından benzer bir coğrafyada yapılması planlanan projeyle ilgili verilen ÇED kararına karşı açılan başka bir davada, işbu davadaki görüşünün aksine kültür varlıklarını dikkate alan bir değerlendirme yapıldığı, PTD'de kümülatif ve sosyal etki çalışmasının yapılmadığı, keşif sırasında ruhsat sahasının tamamının gezilmediği, kaldı ki saha tesliminin geç yapılması nedeniyle PTD'nin güncelliğini yitirmiş olduğu, dolayısıyla böyle bir PTD'yi yeterli bulan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu,

yeni bir bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalı yanında müdahil tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu projenin, koruma altına alınan mera alanlarına, ormana ve ağaçlandırma çalışmalarına, çevreye, toprak yapısına, tarıma, hayvancılığa, zeytinciliğe, flora ve faunaya olumsuz bir etkisinin olmayacağının ortaya konulduğu, ayrıca davacılar tarafından benzer coğrafyada yapılan aynı nitelikteki projelere karşı açılan davalarda birbirine aksi yönde görüş verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiş ise de, coğrafyalar benziyor olsa dahi her projenin birbirinden bağımsız ve ayrı olduğu, nitekim proje alanında verilen taahhütlere kadar kendine has olduğu,

dolayısıyla böyle bir durumda her projeye aynı görüşün verilmesinin beklenilmesinin beklenemeyeceği gibi, bu yaklaşımın bilimsel de olmayacağı, kaldı ki davacılar tarafından bilirkişilere itiraz edilmediği gibi, keşif sırasında eksik olduğu düşünülen hususlara ilişkin keşif tutanağına herhangi bir şerh düşülmediği belirtilerek, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuş iken, davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının karşı oyda belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 07/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 15. maddesinde; bu Yönetmeliğin Ek-2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu kurala bağlanmıştır.

Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen ÇED Yönetmeliğinin ek IV'te yer alan seçme eleme kriterleri yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.

İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun jeolojik yönden değerlendirilen kısmında; jeolojik olarak dava konusu alanda yüzeyleyen birimlerin rekristalize kireçtaşı-mermer özelliğinde olduğu ve tabakalı bir yapı gösterdiği için akifer özelliğinde olduğu, bu nedenle sahadaki faaliyetlerde meydana gelebilecek kirletici atıkların yeraltına sızması ve akifer özelliğinde olan kireç taşlarından sızarak yer altı sularını kirletmesinin olası olduğu, sulu-tel kesme yöntemi ile işlem yapılacağı belirtilen işletmede keşif günü de işlem yapıldığının görüldüğü,

su ihtiyacının, yaklaşık 5 km mesafede bulunan kaynak suyundan temin edildiğinin belirtildiği, oysaki DSİ görüşünde; ruhsat alanı ve/veya çevresinde harita üzerinde görünmeyen ve kullanılan kaynak suyu çıkışı, dere, sondaj kuyusu olması durumunda gerekli tedbirlerin faaliyet sahibi tarafından alınması gerektiğinin belirtildiği, gerekli tedbirler alınmadığı takdirde planlanan Mermer Ocağı tesisinin geniş çaplı bir faaliyetinin olması durumunda, söz konusu kaynak sularından beslenen dere, akarsuların beslenimi açısından sorun yaşanabileceği, dava konusu alanda gözlenen kireçtaşlarının tabakalı ve bloklu bir morfoloji sunduğu,

yapılan incelemelerde ruhsat alanı içerisinde heyelan riski beklenmese de, çevresinde bulunan alanlarda yüzeyde yer alan bitkisel toprak ve hemen altında bulunan ve muhtemelen gevşemiş, kırılmış kaya bloklarının kesim işleminden sonra kontrolsüz olarak eğimli yamaçlarda depolanmasının heyelan riskini artıracağı, keşif günü bu şekilde olan alanlar olduğunun gözlemlendiği,

mutlaka önlem alınması gerektiği, özellikle topoğrafik olarak zaten oldukça eğimli olan alanlarda, depolama bölgeleri seçilirken yüksek eğimli şevlerden mutlak suretle kaçınılması gerektiği, proje alanındaki hidrolik eğimin de, ruhsat ve ÇED alanından çevredeki dere yataklarına doğru olduğu düşünülürse, faaliyet aşamasında dere yataklarında oluşabilecek bir daralmanın veya zararlı atıkların, sızıntı olarak daha aşağı kotlarda olan yerleşim yerleri çevresinde bulunan yer altı sularını kirletebileceği, yönünde tespit ve değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.

Uyuşmazlıkta, jeoloji mühendisi tarafından yapılan değerlendirmelerin, davacıların proje nedeniyle su kaynaklarının zarar göreceği ve heyelan riskinin bulunduğu yönündeki iddialarını destekleyecek nitelikte olduğu dikkate alındığında, jeoloji mühendisinin ileri sürdüğü muhtemel risklere karşılık PTD'de önlemlerin alınıp alınmadığı, alınmış ise yeterli olup olmadığı hususunun şüpheden uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Bu itibarla, temyiz dilekçesindeki iddialar ile yukarıda yer verilen hususların tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alınmak ya da gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/13887, K. 2024/1610, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunmaları
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. (X) Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/13887
Karar No
2024/1610
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2023/13888 K.2024/2234
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13938 K.2024/3834
  • Danıştay 4. Daire E.2023/13998 K.2024/1699
  • Danıştay 4. Daire E.2023/14007 K.2024/2063
  • Danıştay 4. Daire E.2023/14078 K.2024/1611
  • Danıştay 4. Daire E.2023/14079 K.2024/1932

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.