KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13940 E., 2023/7215 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/13940
- Karar No
- 2023/7215
- Temyiz eden (davacı)
- ... (Kendi adına asaleten,... ve... adına velayeten
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği (E-Tebligat
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 24/01/2020 tarihinde Elazığ İlinde meydana gelen depremde ağır hasar gören ve boşaltılan taşınmazına 03/03/2020 tarihinde eşya almak amacıyla giren davacılar murisi ...'in evin balkonunun çökmesi neticesinde enkaz altında kalarak vefat etmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere 1.000,00-TL maddi, 600.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....
İdare Mahkemesince verilen .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların evinin yetkili birimlerce ağır hasarlı olarak tespit edildiği, bu tespit sonrasında evin boşaltıldığı ve ailenin çadır kentte yaşamaya başladığı, daha sonra davacıların yakını ...'in ağır hasarlı olan eve girdiği, televizyon antenini sökmeye çalıştığı esnada balkonun çökmesi sonucu vefat ettiği, olayın meydana geldiği tarihte ...'in evin ağır hasarlı olduğunu bildiği halde eve girdiğinin açık olduğu,
bu durum karşısında idarece eve girilmesini engelleyecek bir uyarı işareti konulmamasının evin hasar durumundan haberdar olan ... açısından bir hizmet kusuru olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla ...'in eve girmesinde kusurun tamamen kendisine ait olduğu, ...'in vefatı ile sonuçlanan olayda davalı idareye atfedilebilecek bir hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı, öte yandan;
her ne kadar davacılar tarafından ağır hasar gören evin yetkili kuruluşlar tarafından depremin meydana geldiği 24/01/2020 tarihinden ...'in vefat ettiği 03/03/2020 tarihine kadar yıkım işlemi gerçekleştirilmeyerek yükümlülüklerinin yerine getirilmediği ileri sürülmekte ise de.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre 24/01/2020 tarihli depremde 8.519 adet binanın ağır hasar gördüğü ve yıkılacak yapılar kapsamına alındığı, yıkılacak yapıların sayıca çok olması dikkate alındığında, kısa süre içerisinde ağır hasarlı yapıların tamamen yıkılmasının mümkün olmadığının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Evin tahliye edilmesine rağmen yapının riskli olduğuna dair bir ibarenin yapıya asılmadığı, binanın yıkımının da gerçekleştirilmediği, idarece gerekli tespitlerin yapılmadığı, binaya giriş çıkışın önlenmesi ya da bina kapısının mühürlenmesi gibi bir önlem alınmadığı, idarenin eylemi ile davacılar murisinin vefatı arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/13940, K. 2023/7215, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama