KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/3472 E., 2023/3305 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2023
- Esas No
- 2023/3472
- Karar No
- 2023/3305
- Temyiz eden (davacı)
- … İletişim ve Satış Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla verilen 2020/12 dönemi muhtasar beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurum (stopaj) vergisinin 20.673.216,48 TL'lik kısmının iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; bozma kararına uyularak, yurt dışında mukim şirketler tarafından Türkiye'deki müşterilere verilen reklam hizmetlerine ilişkin ticari faaliyetlerin asli ve önemli kısmının ya da tamamının bu web sayfaları üzerinden yürütüldüğü, hatta web sayfaları vasıtasıyla yürütülen bu faaliyetin, ticari faaliyetin asli fonksiyonlarını oluşturduğu, dolayısıyla ilgili web sayfalarının "ticari faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yer" yani işyeri olarak kabulü gerektiği sonucuna ulaşıldığından,
yurt dışında mukim şirketlere gerçekleştirilen ödemeler üzerinden yapılan vergi kesintisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemde müvekkili şirketçe hizmet alınan yurt dışında mukim şirketlerin dar mükellef olduğu, dar mükelleflerin elde ettiği ticari kazancın Türkiye'de vergilendirilebilmesi için çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında tanımlanan işyeri kavramına uygun bir işyeri olması gerektiği, temyize konu kararda işyeri kavramının unsurlarına dair yapılan tanımların ve değerlendirmelerin uluslararası vergi hukuku kuralları ve enformatik bilimin esasları ile bağdaşmadığı, internet sitelerinin işyeri olarak kabulünün hukuken mümkün olmadığı,
reklam hizmetlerinden Türkiye'de yararlanılması nedeniyle Türkiye'nin vergilendirme yetkisinin bulunduğunu söylemenin teknik olarak son derece güç olduğu, zira internet sitelerine dünyanın her yerindeki Türk kullanıcılar tarafından erişilebildiği, temyize konu kararda benimsenen işyeri tanımının Anayasa'da belirtilen verginin kanunilik ilkesini ihlal ettiği, kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2022/5158, K:2022/6658 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/3472, K. 2023/3305, 6 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama