KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4956 E., 2024/2998 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/4956
- Karar No
- 2024/2998
- Temyiz eden taraflar
- 1-(DAVACI): ...
- Vekili
- Av. ...
- 2-(davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı 1336/3441 payı Hazineye ait 3.441,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın 610,35 m2'sinin davacı tarafından bina ve otopark yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle, davacıdan 21/10/2009-20/10/2014 dönemi için 489.370,82-TL tutarında ecrimisil bedeli istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ve itiraz üzerine düzenlenen ... tarih ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra düzenlenen bilirkişi raporuna atıf ile davacının fuzulen işgali nedeniyle istenebilecek ecrimisil miktarının 306.715,62 TL olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin 306.715,62-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, fazladan tahakkuk ettirilen 182.655,20-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddi ile dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ecrimisile konu taşınmazda 1998 yılında yapılan şuyulandırma sonucunda davalı idarenin paydaş olduğu, söz konusu taşınmazın mülkiyetinin daha önce (... ada, ... parsel sayılı) kendisine ait olduğu, imar plan ve parselasyonu sonucunda ecrimisile konu taşınmazdaki mülkiyetinin başka bir taşınmaza transfer edildiği, 1970 yılından bu yana ecrimisile konu taşınmazın kendilerince kullanıldığı, 2001 yılından bu yana trafik komisyonu kararıyla taşınmazda otopark ve oto kurtarma tesisi olarak faaliyette bulunulduğu, taşınmazın fuzulen işgal edilmediği, ecrimisil bedelinin de fahiş olduğu, dosyaya sunulan emsal kiraların bilirkişi ve Mahkeme tarafından dikkate alınmadan karar verildiği, temyize konu kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, ecrimisil bedelinin yapıya değil zemine ilişkin olarak belirlendiği, 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 5/8.maddesi uyarınca hissedar olunan taşınmazın üçüncü kişi tarafından işgali halinde hisse oranında ecrimisil istenilebileceği, bilirkişilerin ecrimisil bedelini hesaplarken aldığı emsalin gerçeği yansıtmadığı gibi yeniden değerleme oranlarının da hatalı olduğu, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı tarafından ise savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/4956, K. 2024/2998, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama