KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4971 E., 2024/6635 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/4971
- Karar No
- 2024/6635
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Valiliği (... Başkanlığı)
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : İstanbul İli, Şişli İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı Hazineye ait 1.088,50 m² yüzölçümlü taşınmazın 1.028,50 m²'sinin üzerine konteynır koyulmak, otopark ve araç park yeri yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 1.025.134,83 TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının İstanbul İli, Şişli İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı tamamı Hazineye ait 1.088,50 m² yüzölçümlü taşınmazın 700m²'sini işgal ettiği ve anılan taşınmazın ecrimisil tahakkuk ettirilen dönemde toplam 358.744,23 TL ecrimisil getirebileceğinin anlaşılmasından dolayı dava konusu işlemin 358.744,23 TL miktarlı kısmında hukuka aykırılık, 666.390,60 TL miktarlı kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 666.390,60 TL’lik kısmının iptaline, 358.744,23-TL'lik kısmına ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Dava konusu taşınmazın yüz ölçümü ve hangi tarihten bu yana kendilerince kullanıldığına ilişkin tespitlerin hatalı olduğu, taşınmazın metrekare birim fiyatının fahiş oranda ve haksız olarak yüksek hesaplandığı, ecrimisile konu taşınmazın ortasından yol geçtiği ve bu hususun taşınmazın değerini yüksek oranda düşürecek olması hususunun göz önüne alınmadığı, asfalt yolun kendilerince kullanıldığı hususuna ilişkin tespitin gerçeği yansıtmadığı, işçilerin şantiyeye ulaşmak için kullandıkları çok daha kısa bir yol bulunduğu, konteynırlar ile pazarcılar binası ve ilgili depo, yol, bostan arasında iki bölgeyi birbirinden ayıran paravanlar bulunduğu,
bu paravanların üzerinden eşya taşınması ya da işçilerin bu paravan üzerinden geçiş yapmaları ihtimalinin varsayımsal ve gerçekten uzak bir tespit olduğu, ayrıca arada yer alan 100 m2lik yeşil alanın da kullanım dışı olması nedeniyle yapılan metraj hesabından düşülmesi gerektiği, yalnızca 215 m² 'lik bir alanın kendilerince sadece altı ay kullanıldığı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin de hukuka aykırı tespitler yapıldığı, davalı idarece hukuka aykırı işlem tesis edildiğinden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Ecrimisil bedellerini belirleme yetkisinin idare komisyonuna verildiği, idareye ecrimisil bedelini verilerle sınırlı olarak takdir etme zorunluluğu getirilmediğinden hesaplama yöntemi açısından dava konusu işlemi kusurlandırmaya olanak bulunmadığı, usule ve hukuka uygun tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/4971, K. 2024/6635, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama