KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5030 E., 2024/1858 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Mart 2024
- Esas No
- 2023/5030
- Karar No
- 2024/1858
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Denizli İli, Merkezefendi İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı zahire pazarı dükkanları ve bahçe olarak kullanmak suretiyle 20/08/2014-19/11/2015 tarihleri arasında fuzulen işgal ettiğinden bahisle adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, 195.837,31-TL tutarlı ecrimisil ihbarnamesi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
2886 sayılı Yasanın 75. maddesine göre, fuzuli şagilden ecrimisil istenebilmesi için Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek veya tüzel kişiler tarafından herhangi bir hukuki ilişki olmaksızın işgal edilmiş olması gerektiği, olayda, söz konusu taşınmazın ilgili belediyenin imar uygulaması işlemi sonucunda yapılan şuyulandırma ve parselasyon sonucu Hazine adına tescil edilmiş olması nedeniyle, öncesinde taşınmazı malik olarak kullanan davacı idarenin fuzuli şagil olarak kabul edilmesinin mümkün olmamasının yanı sıra,
Hazineyi taşınmaz üzerinde malik konumuna getiren 20/08/2014 tarihli tescil işleminin dayanağı imar uygulaması işlemine karşı açılan dava sonucunda, Mahkemelerinin işlemin iptali yolunda verdiği... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, temyiz edilmesi sonucu Danıştay Altıncı Dairesinin 2015/9146 esasına kaydedildiği ve halen derdest olduğu, buna göre söz konusu taşınmaz ile davalı idare arasında kurulan mülkiyet ilişkisinin de ortadan kalktığının görüldüğü, bu durumda; davacı idare tarafından işgal edildiği ileri sürülen taşınmazın, imar uygulaması sonrasında gerçekleştirilen parselasyon işlemiyle Hazine adına tescil edildiği,
söz konusu imar uygulaması işlemine karşı açılan davada da işlemin iptaline karar verilerek Hazinenin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının ortadan kalkmış olması nedeniyle, davacının, imar uygulaması öncesinde mülkiyetinde olan söz konusu taşınmaz üzerinde fuzuli şagil olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığından, 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca davacıdan ecrimisil istenilmesine ilişkin işlemde ve ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı tarafından, tesis edilen ecrimisil işleminin 336 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 5/3 maddesi uyarınca hesaplandığı, dava konusu taşınmazın Denizli Belediye Başkanlığında kullanıldığının sabit olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/5030, K. 2024/1858, 18 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama