KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5147 E., 2024/5826 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/5147
- Karar No
- 2024/5826
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Defterdarlığı
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
... Dairesi Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 167.680,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 5.370,00 m²'sine isabet eden kısmı üzerinde plaj işletmesi (tek katlı yığma yapı) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 29/04/2016-03/07/2017 tarihleri arası dönem için toplam 355.023,20-TL ecrimisil istenilmesine yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile aynı taşınmaz üzerindeki kullanımlarla ilgili olarak Mahkemenin E:... esas sayılı dosyasından yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde verilen ve karara esas alınan bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar ve TÜİK verileri uyarınca Mahkemece yapılan hesaplamaların birlikte değerlendirilmesi neticesinde dava konusu işlemde belirtilen işgal döeneminde toplam 347.903,65-TL ecrimisil bedeli hesaplandığı anlaşıldığından,
davalı idarece hesaplanıp dava konusu işlemle istenilen 355.023,20-TL'lik ecrimisil bedelinin fahiş ecrimisil tespitinden ve endeks uygulamasından kaynaklanan 7.119,55-TL’lik kısmında mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 7.119,55-TL'lik kısmının iptaline, 347.903,65-TL'lik kısmı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; tarafların karşılık başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda.
İdare Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunda TEFE-ÜFE oranları dikkate alınarak hesaplama yapıldığının anlaşılmış olduğu, oysa Hazine ve Maliye Bakanlığınca yayımlanan "yeniden değerleme oranı" "dikkate alınarak yıllara göre güncelleme yapmak suretiyle hesaplama yaılması gerektiğinden, uyuşmazlığa konu olayda İdare Mahkemesi ilamına dayanak alınan rapor içeriğinde ilk işgal dönemi itibariyle bilirkişilerce belirlenen ecrimisil bedeli esas alınarak yeniden değerleme oranlarının anılan tutara uygulanması suretiyle hesaplama yapılması neticesinde toplam ecrimisil tutarının 374.642,00 TL'ye isabet ettiği saptanmış olup,
bu haliyle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde yasal isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ecrimisil hesabında hata yapıldığı, işgal alanından 12 ay gelir elde ediliyormuş gibi hesaplama yapıldığı, yeni bir bilirkişi heyeti belirlenmesi gerektiği, plaj olarak işletilen kısmın kendi mülkü olmadan kullanılamayacağı, bu durumun hesaplama yapılırken değerlendirilmediği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/5147, K. 2024/5826, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama