KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5529 E., 2024/6330 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/5529
- Karar No
- 2024/6330
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacının 7 adet bağımsız bölüm maliki olduğu, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselin üzerinde bulunan ... Sitesi'nin plan gereği yeşil alana terk etmiş olduğu kamusal alanın 9.307,90 m²'lik kısmı üzerinde ''müştemilat, tenis kortu ve bahçe olarak'' kullanmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle, 01/08/2014 - 30/06/2019 tarihleri arası için ... sitesi adına 764.700,96 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve E.... sayılı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin Beşiktaş Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .. İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bu durumda; davalı belediye ile ... Sitesi arasında 28/03/2016 tarihinde yapılan protokol kapsamında söz konusu yerdeki kullanımının devam etmesi nedeniyle, uyuşmazlık konusu 01/08/2014 - 30/06/2019 tarihleri arasının tamamında fuzuli şagil olmadığı anlaşılan ... Sitesi adına ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine illişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, derdestlik itirazının dikkate alınmadığı, protokol geçerli kabul edilse dahi kısmen iptal kısmen ret kararı verilmesi gerektiği, protokolün dayanağı meclis kararının mahkemece iptal edildiği, dolayısıyla hukuken geçerli bir protokol bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı Kanunun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlığını taşıyan 2. maddesinin (a) bendinde; idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davalarının açılabileceği, "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlığını taşıyan 14. maddesinin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin l/b bendinde ise; ehliyet yönünden yasaya aykırılık görülmesi durumunda davanın reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, söz konusu taşınmazın site yönetimi tarafından sitenin menfaati için kullanıldığı, dava konusu işlemin de site yönetimi muhatap alınarak tesis edildiği görülmektedir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun, yöneticinin görevlerini düzenleyen 35. maddesinin (h) bendinde, ana taşınmazın bakımı ve korunması için kat malikleri adına ve onların yararına gerekli tedbirlerin alınması görevi yöneticiye yüklenmiştir. Bu doğrultuda, ana taşınmazın genel yönetimine ilişkin işlerde, yöneticinin kat malikleri birliğini temsil yetkisine sahip olduğu açıktır. Dolayısıyla site yönetiminin tüzel kişiliği bulunmasa dahi yukarıda yer verildiği üzere site adına yapılan iş ve işlemlerde ilgili muhatabın site yönetimi olacağı kabul edilmelidir. Aksi değerlendirme 634 sayılı Kanunun ihmali ve kargaşaya neden olunması sonucunu doğuracaktır.
Bu durumda, site adına dava açma yetkisinin de münhasıran site yönetimine verildiği, kat maliklerinin dava ehliyeti bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/5529, K. 2024/6330, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama