KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5626 E., 2024/4291 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Esas No
- 2023/5626
- Karar No
- 2024/4291
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- … Turizm Seyahat ve Otelcilik İşletmeleri Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Aydın İli, Kuşadası İlçesi, … Mahallesi, … mevkiinde, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 2.829,10 m² yüzölçümlü taşınmazın 527,27 m²'sinin iskele yapılmak suretiyle 01/01/2014-27/11/2018 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 207.758,82 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile söz konusu ecrimisil ihbarnamesine karşı yapılan 02/01/2019 tarihli itirazın, Kuşadası Ecrimisil İtiraz Komisyonu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine düzenlenen … tarih ve … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nin … gün ve E:…, K:… sayılı kararda; davaya konu taşınmazın fuzulen işgal edilen alanı her ne kadar Aydın Kadastro Müdürlüğü'nün 03/01/2020 tarihli ölçümü ile 534,25 m2 olarak tespit edilmiş ise de, davaya konu işlemde davacı lehine olan 527,27 m2 dikkate alındığı, davacı adına aynı yere ilişkin olarak 16/10/2010-31/12/2013 tarihleri arasındaki dönem için tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin davacı tarafından ödenmesi dolayısıyla davaya konu işgalin davacı tarafından da kabul edildiği sonucuna varıldığı,
uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için uyuşmazlık konusu ecrimisil bedelinin fahiş olup olmadığının ortaya konulması gerektiği, davacının iskele olarak kullandığı kısmın işletmesinin bütünleyeni olduğu ve işletmeye ekonomik katkısı olduğu açık olan işgal alanı için 2014-2018 yılları arasında beş yıllık dönemde davalı idarece belirlenen birim ecrimisil tutarları ile yöntemine uygun olarak ilgili yerlerden ve bilirkişiden sorularak hesaplanan ecrimisil bedelinin fahiş olmadığının kabulü gerekmekle birlikte yeniden yapılan hesaplama neticesinde davaya konu ecrimisil bedelinin 108,34 TL'sinde hukuka uyarlık,
207.650,48 TL'sinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle işlemin 108,34-TL'lik kısmının iptaline, 207.650,48-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, söz konusu iskelenin herkesin kullanımına açık olduğu, sadece kendileri tarafından kullanılmadığı, hesaplamanın hukuka aykırı olduğu, ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, idarelerince yapılan hesaplamanın hukuka uygun olduğu, iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/5626, K. 2024/4291, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama