KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6078 E., 2024/5837 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/6078
- Karar No
- 2024/5837
- Temyiz eden taraflar
- 1- (DAVACI) ... Gıd San.ve Tic. A. Ş.
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin; 307.074,80-TL'lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, işlemin 172.565,81TL'lik kısmı açısından davanın reddine ve 134.508,99 TL kısmı yönünden ise, iptaline karar verilmiş olması karşısında ödeme emrinin 172.565,81TL kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 134.508,99TL kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARI
Davacı tarafından; dava konusu ödeme emrine dayanak teşkil eden ecrimisil ihbarnamesinin hukuka aykırı olduğu, iptali istemiyle açtıkları davanın henüz kanun yolu aşamasında olduğu ve kamu alacağının kesinleşmediği; Davalı idare tarafından ise, dava konusu işlemin, mevzuata ve tesis edildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki hukuki duruma uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI
Davacı tarafça temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, davalı idarece cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davacı tarafın duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı tarafın temyiz isteminin incelenmesinden;
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafın dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı tarafın temyiz isteminin incelenmesinden;
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu ödeme emrinin dayanağı bulunan ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, davanın kısmen reddi ve dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin kararına karşı tarafların istinaf başvurularının reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; Danıştay Dördüncü Dairesinin, 22/10/2024 tarih ve E:2023/4921, K:2024/5836 sayılı kararıyla, davanın kısmen reddine yönelik kısmının onanmasına ve dava konusu işlemin kısmen iptaline yönelik kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı bulunan ihbarnameye karşı açılan davada anılan kısmen bozma kararı uyarınca verilecek karar dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/6078, K. 2024/5837, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama