KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6413 E., 2024/5938 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/6413
- Karar No
- 2024/5938
- Temyiz eden (davacı)
- ... Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bayrampaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... parselde bulunan tamamı hazineye ait 2.530,50 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerine şantiye yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 229.340,29 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ve itiraz üzerine düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporuna istinaden dava konusu 2.530,50 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerine şantiye yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/06/2009-01/05/2012 dönemi için 229.340,29 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ve itiraz üzerine düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazların dava konusu taşınmaza emsal olabilecek nitelikte olmadığı, dava konusu taşınmazın 2009 ve 2012 tarihleri arasında üzerinde yapı bulunmayan çorak ve atıl bir arazi iken emsal alınan taşınmazların tamamında yapılar bulunduğu, yapılaşmanın taşınmazın değerini artırdığı bu nedenle rasyonel bir değerlendirme yapılabilmesini ortadan kaldırdığı,
ecrimisile konu zaman aralığında bölgede yapılaşma ve ulaşım olanakları gibi kritik faktörlerin günümüze göre çok çok az ve yetersiz durumda olduğu hususları dikkate alınmayarak günümüzdeki değeri bulunarak bu değerin yıllar boyu sabit kaldığı varsayılarak hesaplamaların bu değer üzerinden yapılmasının eksik incelemeden kaynaklandığı, bilirkişi raporunda emsal taşınmazlar için istenen kira bedellerinin baz alındığı,
hali hazırda kiraya verilmiş taşınmazların esas alınması gerektiği, emsal alınan Zeytinburnu ilçesine ilişkin dosyaya sundukları emsal taşınmazların 2016 yılına ilişkin ilanlarından da görüleceği üzere m2 başına 8 TL civarında bir kiranın talep edildiği, kendilerinden istenen ecrimisil bedelinin bu rakamın çok üzerinde bir rakam olduğu, emsal alınan taşınmazların alt yapı, ulaşım v.b hizmetlere göre durumunu gösterir bir kroki v.s denetimi sağlayacak unsurun dosya içerisinde yer almadığı,
bilirkişi heyetinin taşınmazı emsal aldıktan sonra takdiri indirim sebebi uygulayarak rayiç belirleme yoluna gittiği, indirim belirlenirken esas alınan kriterlerin açıkça ortaya konulmadığı, emsal alınan taşınmazların ofis ve otopark olarak kullanılan alanlardan seçildiği taşınmazın şantiye olarak kullandığı hususunun dikkate alınmadığı, bilirkişi raporunun uzman olmayan kişilerce hazırlanmış olduğu nedenleriyle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/6413, K. 2024/5938, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama