KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1394 E., 2024/4631 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire Müdahiller
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/1394
- Karar No
- 2024/4631
- Temyiz eden
- (Davacı) ... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş
- Vekili
- Av. ...
- Davacı yanında)
- 1- ... Orman Ürünleri Elektrik İnşaat Mobilya Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF
(Davalı) ... Bakanlığı
VEKİLİ
Hukuk Müşaviri V. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Giresun İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...-...-... sayılı parsellerde, Giresun Belediye Başkanlığı tarafından yapılması planlanan Giresun Atıksu Arıtma Tesisine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarihli, ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile iki inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi, harita mühendisi, çevre mühendisi, ziraat mühendisi, gıda mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporlarının ve ek ile birlikte değerlendirilmesinden; arazinin
atıksu arıtma tesisi olarak belirlenmesi, coğrafi ve jeolojik yapı, çevre unsurları, yerleşim
birimlerine mesafesi, yer altı ve yer üstü kaynak suları, hava unsurları yönünden olumsuz
çevresel etkilerinin kabul edilebilir sınırlarda olacağı, yer tespitinin tesisin yerleşimlere yakınlık
dezavantajına rağmen su kaynakları ve deşarj standartları başta kentsel altyapı (içme suyu ve
kanalizasyon hatları, terfi ve dağıtım sistemleri vb.) tesislerine uyum ve daha efektif çalışması
yönünden sağlayacağı etki dikkate alındığında uygun olduğu, projenin; çevreye etkilerinin
kapsamlı bir şekilde incelendiği, ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olduğu, çevreye
olabilecek olumsuz etkilerin giderilmesi için gerekli önlemlerin tespit edildiği, proje kapsamında
ortaya çıkabilecek atık suların bölgenin flora ve faunasına zarar vermeyeceği, “Çevresel Etki
Değerlendirmesi Olumlu” kararına konu faaliyetin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin alınacak
önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu,
proje alanında yürütülecek faaliyetin işletme kapasitesi, kullanılacak teknik donanım ve yöntem
Gözetildiğinde dava konusu “ÇED Olumlu” kararının teknik olarak yeterli ve uygun olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, ÇED Raporunun İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğe, Çevre ve Toplum Sağlığını Olumsuz Etkileyebilecek Gayrisıhhi Müesseselerin Etrafında Bırakılacak Sağlık Koruma Bandı Mesafesinin Belirlenebilmesi Hakkında Yönerge hükümlerine aykırı olduğu, bilirkişi raporunda tesisin yerleşim yerlerine olan mesafesine ilişkin tabloda hata yapıldığı, arıtma tesisinin davacının fabrikasına olan mesafesinin 4 m olduğu, tesis yakınında yer alan benzin istasyonu ile ilgili bir ölçüm yapılmadığı, ÇED raporunda sağlık koruma bandı mesafesinin 5-10 m olarak tespit edildiği,
bu tespitin en az 30 m olması gerektiği, çamur bertaraf işlemlerinden kaynaklı kimyasalların havanın kirlenmesine neden olacağı ve bu durumun, yerleşim yerlerine yakın konumda olan tesis nedeniyle insan sağlığını etkileyeceği, ÇED Raporuna aykırı davranılarak proje dışına çıkıldığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/1394, K. 2024/4631, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama