KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1433 E., 2025/309 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Esas No
- 2024/1433
- Karar No
- 2025/309
- Temyiz eden (davacı)
- ... Faaliyet Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ..., Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Sultangazi ilçesi, ... Yıl Mahallesi, ... Caddesi No:... adresinde bulunan davacı şirkete ait işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığından bahisle faaliyetten men edilmesine ilişkin Sultangazi Belediye Başkanlığının ... tarihli mühürleme işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın uzun süreden beri ticari faaliyet gösterdiğinin sabit olduğu, davacı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun da bulunmadığı, konferans ve davet salonu olarak faaliyet gösteren işyerinin bulunduğu ... ada, ... parsel üzerinde inşa edilmiş yapının ... tarihli ve ... sayılı yapı ruhsatının bulunduğu ancak yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı, tapu kayıtlarından taşınmazın arsa vasfında olduğunun anlaşıldığı, ruhsatsız olarak işletilen işletmenin mühürlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Bölge İdare Mahkemesi kararının soyut, hazır kalıp ifadelerden oluştuğu ve gerekçesiz olduğu, davalı idare tarafından ruhsat başvurusu yapılması için verilen 24 saatlik süre dolmadan dava konusu işlemin gerçekleştirildiği, makul bir süre verilmediği, verilen sürenin hukuka aykırı olduğu, davalı idarece kasıtlı bir şekilde kamu gücünün kötüye kullanıldığı, idari işlemde kamu menfaati olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İşyeri açılabilmesi için işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınmış olması gerektiği, ruhsatsız ve kaçak bir şekilde faaliyet gösterdiğinin davacı tarafça da itiraf edildiği, 06/06/2023 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunda bulunulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, ruhsat başvurusu için gerekli olan beyan formunun belediyenin internet sitesinden alınarak doldurulduğu, bu formun belediye evrak kayıt sistemine kaydedilmediği,
arşiv incelemesi sonucunda davacı işyeri yetkilisi tarafından, iş yerinin umuma açık istirahat ve eğlence yeri olması nedeniyle gerekli mesafe ölçümlerinin yapılması hususunda bir dilekçe verildiğinin tespit edildiği, işyerinin bulunduğu binanın yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı ve dava konusu yapıların bulunduğu taşınmazın arsa vasfında olduğunun anlaşıldığı, kanunen aranan şartları taşımayan işyerine işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilemeyeceğinden temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/1433, K. 2025/309, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama