İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 4. Daire E.2024/1616 K.2024/3508

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Esas2024/1616Karar2024/3508Tarih29 Mayıs 2024Okuma5 dk · 1.032 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1616 E., 2024/3508 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
29 Mayıs 2024
Esas No
2024/1616
Karar No
2024/3508
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
... Müdürlüğü
Davanın konusu
Ankara ili, ... ilçesi, ... Beldesinde yer alan ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının ve dayanağı 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ... tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istenilmektedir.
Danıştay tetkik hâkimi
...
Düşüncesi
2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.032 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış.

3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış.

14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıklarına ilişkin hususlar ilk inceleme konuları arasında sayılmış, bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı hükme bağlanmış.

15. maddesinde ise, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde, otuz gün içinde anılan maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihlerde yürürlükte olan haliyle 2. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde, uygulama alanı veya bölgesi, bu Kanunun amacına uygun olarak Bakanlar Kurulunca sınırları belirtilmiş alan olarak tanımlanmış. 3. maddesinde, "Bu Kanunun uygulama alanı, ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile belirtilen alanlardır.

Bakanlar Kurulunun bu kararı, kamulaştırma ve diğer işlemler bakımından kamu yararı kararı sayılır ve Resmi Gazete'de yayımlanır." hükmü. Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakatı aranmaksızın arazi toplulaştırılması yapılabilir." hükmü.

8. fıkrasında, "Toplulaştırma esas ve usulleri ile toprağın derecelendirilmesi ile tarla içi geliştirme hizmetlerinin nasıl yapılacağı yönetmelikte belirtilir." hükmü yer almış.

Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırmanın ilanı ve proje hazırlığı" başlıklı 23. maddesinde de, "Toplulaştırma yapılmasına karar verilen yerler, sınırları da belirtilmek suretiyle Bölge Müdürlüğünce alışılmış usullerle mahallinde ilan edilir. Ayrıca, toplulaştırmanın yapılacağı yerler, mahallin en büyük mülki amirine de bildirilir.

Toplulaştırma projeleri, teknik talimatta belirtilen esaslara göre hazırlanır ve Bölge Müdürünün teklifi ve Genel Müdürün onayı ile kesinleşir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, "uygulama alanı tespitine" ilişkin Bakanlar Kurulu kararı toplulaştırma yapılmasına yönelik olmayıp, toplulaştırma yapılacak uygulama alanının sınırlarının belirlenmesi niteliğindedir. Toplulaştırma işlemi, Bakanlar Kurulu kararının ardından yetkili idarenin toplulaştırma kararı alması suretiyle tesis edilmektedir. Nitekim, davacının taşınmazının bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işlemi, işlem tarihinde yetkili olan Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından alınan "zorunlu toplulaştırma kararı" uyarınca icra edilmiştir.

Davacının murisi ... tarafından verilen 20/03/2017 tarihli dava dilekçesinin "talep konusu" kısmında, 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereğince davacının taşınmazlarında uygulanan toplulaştırma işleminin iptalinin istenildiği, dilekçenin "sonuç" kısmında ise, taşınmazlarda yapılan toplulaştırma işlemine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptalinin istenildiği,

buna karşılık, dilekçenin açıklamalar kısmında, ... parselin içinde bulunan ... parsel sahibinin küçük olan taşınmazı tarafına ait olan ve gene aynı mevkide bulunan ancak değer itibariyle ... parselin daha önceki yerinden çok daha kıymetli olan ve belediyenin mücavir alanına giren ... nolu şahsına ait parselden bir bülüm alınmak suretiyle ... sayılı parsel sahibine verildiği, ... parselin ... parselden bölünerek bu parsel yanına getirilmesinin kaybına neden olduğu iddialarına yer verildiği görülmektedir.

Buna göre, davacının iddiaları toplulaştırma işlemine ilişkin olduğu halde, toplulaştırma işlemine yönelik olmayan uygulama alanı ilanına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptalinin istenildiği belirtilerek dava açılmasının tereddüte yol açtığı, dava dilekçesinin içeriği ile konu ve sonuç kısımlarının uyumsuz olduğu, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılarak, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından yeniden verilen 04/05/2024 tarihli dava dilekçesinin ise, bahsi geçen dilekçeyle aynı içerikte olduğu, kararda belirtilen eksik ve yanlışlıkların giderilmediği görülmektedir.

Bu itibarla, davacının taşınmazlarının bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işleminin mi, yoksa uygulama alanı tespitine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının mı, yoksa her iki işlemin mi dava konusu edildiğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi suretiyle, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.

Öte yandan, anılan Bakanlar Kurulu kararının iptalinin istenilmesi halinde, bu kararın davacının menfaatini ne şekilde etkilediğine, hangi nedenlerle hukuka aykırı olduğuna ilişkin gerekçelerin de belirtilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) otuz gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,

2. Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine,

3. Davanın yenilenmemesi durumunda, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 29/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Dairemizin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ...tarihli dava dilekçesinin ... sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılarak, dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Anılan kararımız üzerine davacı tarafından yeniden verilen 04/05/2024 tarihli dava dilekçesinin, bahsi geçen dilekçeyle aynı içerikte olduğu, kararda belirtilen eksik ve yanlışlıkların giderilmediği görülmektedir. Bu durumda yenilenen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığından yukarıda yer verilen Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle, dava dilekçesinin reddi yolunda verilen Daire kararına katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/1616, K. 2024/3508, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İnceleme Ve Gerekçe
  4. (X) Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/1616
Karar No
2024/3508
Tarih
29 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2024/1618 K.2024/3042
  • Danıştay 2. Daire E.2024/1619 K.2024/3048
  • Danıştay 12. Daire E.2024/1619 K.2024/2715
  • Danıştay 2. Daire E.2024/1621 K.2024/3032
  • Danıştay 4. Daire E.2024/1622 K.2024/3165
  • Danıştay 12. Daire E.2024/1623 K.2024/2618

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.