KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1933 E., 2024/6545 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/1933
- Karar No
- 2024/6545
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Taahhüt Turizm Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, ... Mahallesi,... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa payının satışına ilişkin Ümraniye Belediye Başkanlığı tarafından yapılan ... tarihli satış işlemi ile .../... sayılı Ümraniye Belediye Başkanlığı Bedel Tespit Komisyonu raporunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre, İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, ... Mahallesi,... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki davacının arsa payının toplam değeri 1.066.700,00 TL olması gerekirken, idare tarafından anılan hissesinin daha düşük bir bedelle 670.000,00 TL’ye satıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı ile davalı yanında müdaril tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; bilirkişiler tarafından davacının arsa payının brüt değeri üzerinden hesaplama yapıldığı, oysaki yol kesintisi yapıldıktan sonra davacının net arsa payı üzerinden bir değerlendirme yapılmış olsaydı, idarenin takdir etmiş olduğu bedelin daha fazla olduğu sonucunun ortaya çıkacağı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüş, davalı yanında müdahil tarafından ise; satış sürecinin mevzuata uygun olarak ilerlediği ve işlemin usul ve kanuna uygun olduğu iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/1933, K. 2024/6545, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama