KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2371 E., 2024/4853 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/2371
- Karar No
- 2024/4853
- Temyiz eden (davacı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Konya ili, Hüyük ilçesine bağlı ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahallelerini kapsayan alanda bulunan ve mülkiyeti hazineye ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne ait olan taşınmazlar için yapılan toplulaştırma işlemlerinin yeniden değerlendirilmesi yönünde yapılan başvurunun reddine dair (...) ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; toplulaştırma işlemine yapılan itirazın reddi işleminden dolayı davacının kişisel, güncel ve meşru menfaatinin etkilenmemesi nedeniyle davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu arazi toplulaştırmasına dahil edilen yerlerin belediyelerinin sınırları içerisinde yer aldığı, imar alanlarına ve köy yerleşim alanlarına müdahale edilecek şekilde yapılan toplulaştırmanın belediyelerini doğrudan etkilediği ve imar alanlarında çalışma yapılması sonucunda imar planları bozulduğundan dava açma ehliyetinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Belediyenin sınırları dahilinde, uygulama imar planlarını yapmak ilçe belediyelerinin temel görevlerinden biri olduğu ve dava konusu toplulaştırma çalışmalarıyla belediyenin uygulama imar planlarına müdahale edilerek, söz konusu planların bozulduğu iddiasıyla bakılan davanın açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı Belediyenin dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabul edilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuruda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve köy yerleşik alan sınırlarına girilerek yürütülen toplulaştırma çalışmalarının mağduriyetlere neden olduğundan bahisle, ilgili yerlerin toplululaştırma uygulamasından çıkarılması talep edilmiş, bu talebin reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
Dava ve temyiz dilekçesinde, arazi toplulaştırmasına dahil edilen yerlerin belediyelerinin sınırları içerisinde yer aldığı, imar alanlarına ve köy yerleşim alanlarına müdahale edilecek şekilde yapılan toplulaştırmanın belediyelerini doğrudan etkilediği ve imar alanlarında çalışma yapılması sonucunda imar planlarının bozulduğu ileri sürülmektedir.
Belediyenin sınırları dahilinde, uygulama imar planlarını yapmak ilçe belediyelerinin temel görevlerinden biri olduğu ve dava konusu toplulaştırma çalışmalarıyla belediyenin uygulama imar planlarına müdahale edilerek, söz konusu planların bozulduğu iddiasıyla bakılan davanın açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu açıktır.
Açıklanan nedenle, davacının anılan iddiaların araştırılmasın için işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle onamaya dair Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/2371, K. 2024/4853, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama