KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2598 E., 2024/6260 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/2598
- Karar No
- 2024/6260
- Temyiz eden (davacı)
- ... mirasçısı ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Diyarbakır İli ve çevresinde 06/09/1975 tarihinde meydana gelen depremde Lice İlçesi, ... Köyünde bulunan davacının murisine ait evin yıkılması nedeniyle 7269 sayılı Kanun hükümleri gereğince hak sahibi kabul edildiğinden bahisle, adına konut verilmesi istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine; davacının murisinin hak sahipliği işlemlerini yaptığına ve kendisine geçici prefabrik konut teslim edildiğine ilişkin belgelere ulaşıldığı, ayrıca benzer konuda bir başkası tarafından yapılan başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkının ihlaline karar verdiği iddia edilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53. maddesi uyarınca yeniden yargılama talep edilmesi üzerine, temyize konu kararda;
davacı tarafından, murisinin hak sahipliği işlemlerini (borçlanma) yaptığına ve kendisine geçici prefabrik konut teslim edildiğine ilişkin belgelere ulaşıldığı ve Anayasa Mahkemesi'nin aynı konuda verdiği mülkiyet hakkı ihlaline ilişkin kararlar olduğu belirtilerek yargılamanın yenilenmesi istenilmiş ise de, ...
Köyünde yaptırılan konutlardan boş-işgal ve su basman durumunda olanlara ait listenin sunulduğu, ancak söz konusu evrakın yeni bir evrak olmayıp yargılamasının yenilenmesi talep edilen ...
İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyanın içerisinde yer aldığı, muris ...'ın borçlanma işlemleri tamamlanan ailelere ait isim listesinde isminin yer almadığının anlaşıldığı, halihazırda dosyada bulunan evrakın yeniden sunulmasının yargılamanın yenilenmesi sebebi olmadığı, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonucu verdiği hak ihlali kararlarının ise usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden ayrı olarak o dosya özelinde verilmiş bir yeniden yargılama kararı olduğu,
yargılamanın yenilenmesinin yeniden yargılamadan farklı, sınırlı sebeplerle ve belli süreler içinde başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu olduğu ve bu sınırlı sebepler arasında Anayasa Mahkemesinin başka bir başvurucu hakkında verdiği hak ihlali kararlarının sayılmadığı gerekçeleriyle, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; benzer konuda bir başkası tarafından yapılan başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkının ihlaline karar verdiği, ayrıca davacının murisinin hak sahipliği işlemlerini yaptığına ve kendisine geçici prefabrik konut teslim edildiğine dair ibraz edilen belgeler nedeniyle yeniden yargılama koşullarının oluştuğu, bu nedenlerle hukuka uyarlık bulunmayan temyize konu kararın bozulması talep edilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17/2 maddesi uyarınca davacının duruşma talebi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/2598, K. 2024/6260, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama