KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3199 E., 2024/5484 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/3199
- Karar No
- 2024/5484
- Temyiz eden (davacı)
- ... Anonim Şirketi ... Şubesi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 2.098,00 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamı üzerinde "Şalt Sahası ve Kontrol Alanı" yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle adına 2886 sayılı Kanunun 75. maddesine istinaden 08/09/2017-07/09/2022 tarih aralığı için 174.581,08-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin Manavgat Milli Emlak Müdürlüğü'nün ... tarih ve...sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile düzeltme talepli 09/12/2022 tarihli düzeltme başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından Antalya ili, Manavgat ilçesi, ...
Mahallesi'nde bulunan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 2.098,00 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamı üzerinde "Şalt Sahası ve Kontrol Alanı" yapılmak suretiyle işgal edildiği ve taşınmazın mahalli incelemesi, mevkii, kullanım şekli ve amacı, kullanıcısına olan katkısı, ekonomik, sosyal, kültürel ve ticari açıdan bulunduğu bölgenin özellikleri, emsal bedeller ve ecrimisil döneminin ekonomik koşulları birlikte değerlendiğinde; işgal edilen dönemlere ilişkin olarak toplam ecrimisil bedelinin 172.159,93-TL olması gerektiği sonucuna varıldığından,
davaya konu edilen toplam 174.581,08-TL ecrimisil bedelinin 172.159,93-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 2.421,15-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ihbarnamelerin 2.421,15-TL'lik kısmının iptaline, kalan 172.159,93-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusunda bulunulan mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca tarafların istinaf istemlerinin kesin olarak reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesince, temyiz talebine konu Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kesin olup, bu hususun kararda da yer aldığı görülmekle, davacı tarafın temyiz talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile... tarih ve E:... sayılı kararı ile; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, temyiz kanun yoluna başvuru hakkını kısıtlayan Bölge İdare Mahkemesi kararının Anayasa'ya aykırı olduğu, ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmaz üzerinde irtifak hakkı izni bulunduğu, Kasımlar Barajı ve HES tesisi kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan alınan üretim lisansının bulunduğu, tesis ile ilgi alınmış kamu yararı kararı bulunduğu, fuzuli işgalden söz edilemeyeceği ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/3199, K. 2024/5484, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama