KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3365 E., 2024/5785 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/3365
- Karar No
- 2024/5785
- Temyiz eden (davacı)
- ... Madencilik Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Gaziantep İli, İslahiye İlçesi, ... Mahallesi Mevkiinde yapılması planlanan " IV. Grup Maden (Boksit) Ocağı Alan Genişletmesi" projesine ilişkin olarak tesis edilen ... tarihli,...sayılı ÇED Gerekli Değildir Kararının geçersiz sayılmasına ilişkin ...sayılı ... sayılı Gaziantep Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince. Gaziantep İli, İslahiye İlçesi, ... Mahallesi Mevkii adresinde yer alan Maden (Boksit) Ocağı Alan Genişletmesi projesine ilişkin olarak ...tarih ve ...
Karar No ile ÇED Gerekli Değildir Belgesinin bulunduğu ve ÇED Gerekli Değildir kararına esas alanda 24.01.2024 tarihinde yapılan denetim neticesinde herhangi bir çalışmanın yapılmadığı ve faaliyete geçilmediği tespit edildiği, davacı tarafından yatırımın gecikme nedeni olarak gösterilen orman izin süreçlerinin kendilerinden bağımsız olarak uzun sürdüğü ve 2019 tarihinde orman izninin alınabildiği, pandemi döneminden olumsuz olarak etkilenildiği,
MAPEG tarafından onaylanan 1 yıllık geçici tatil ve aynı döneme denk gelen ruhsat temdit işlemleri sebebiyle mevzuatta belirtilen 5 yıllık süre içerisinde üretime başlanamadığına dair sorunların mücbir sebep olarak kabul edildip edilmeyeceğinin tespitinin gerektiği, hukuken mücbir sebebin; bir sorumluluğun ya da taahhüdün yerine getirilmesini kısmen ya da tamamen, geçici ya da daimi olarak engelleyen, kişinin önceden bilmediği,
beklemediği ve tahmin edemediği ya da beklese ve tahmin etse bile engelleyemeyeceği dışardan gelen olağanüstü olay ya da olgular olarak tanımlanacağı, davacı tarafından ileri sürülen ve süreç içerisinde yapılması gereken orman izin süreçleri ve ruhsat temdit işlemlerinin mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği gibi sürecin yedi yılı aşar şekildeki uzunluğu da gözetildiğinde, dava konusu hadiseye ilişkin kronolojik süreçte “Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) Gerekli Değildir” kararı alındıktan sonraki prosedürel işlemlerin hiçbirinin beklenmeyen ve tahmin edilemeyen bir durum olarak kabulüne olanak bulunmadığı,
pandemi döneminin de 11 Mart 2020 tarihi itibariyle ülkemizde yaşandığı, 26.01.2017 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) Gerekli Değildir” kararı verilmesi üzerine, yatırıma ve projeye başlanılması için mevzuatın verdiği 5 yıllık kesin sürenin 26.01.2022 tarihinde dolduğu, davacının bu süre zarfında yatırıma başladığına ilişkin dosyasına belge ve bilgi sunamadığı, dava dilekçesinde üretim yapılamadığı ve faaliyete başlanılamadığının davacı tarafından da kabul ve beyan edildiği,
2012-2014 ve 2015 yıllarında üretim yapıldığı ileri sürülmekteyse de bu üretim yıllarının 26.01.2017 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) Gerekli Değildir” kararı ve dava konusu geçersiz sayılma işlemi ile ilgisinin bulunmadığı nazara alındığında, mevzuat ile belirlenen 5 yıllık sürede yatırıma başlayamadığı sübuta eren davacının, “Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) Gerekli Değildir” belgesinin geçersiz sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı, dava önce 2002 yılında alınan ÇED Gerekli Değildir Kararına esas sahada 2021-2014-2015 yıllarında üretim yapıldığı, 2017 tarihli ÇED Gerekli Kararı sonrası orman izninin 25/07/2019 tarihinde alınabildiği, sonrasında yaşanan pandemi sebebiyle şirketlerinin büyük zorluklar yaşadığı, işletme projesi süre uzatım kararının geciktiği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/3365, K. 2024/5785, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama