İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2024/3478 K.2025/3175

Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adana-Seyhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adana ili, Seyhan…

Esas2024/3478Karar2025/3175Tarih20 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.394 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3478 E., 2025/3175 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
20 Mayıs 2025
Esas No
2024/3478
Karar No
2025/3175
Temyiz eden (davalı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.394 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adana-Seyhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adana ili, Seyhan ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu edilen parseller üzerinde gerçekleştirilen toplulaştırma işleminin; arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, halihazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle 3083 sayılı Kanun’un amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, anılan parsel üzerinde gerçekleştirilen toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacının iddiaları da dikkate alındığında Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli görülmemesi nedeniyle, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu toplulaştırma işleminde, davacıya ait taşınmazların birlikte dikkate alınması suretiyle mümkün olduğunca fiili kullanım alanında birleştirilmesi gerekirken bunun yapılmayarak dağınık şekilde düzenlendiği, bu durumun hukuki ve teknik zorunluluktan kaynaklandığının ortaya konulmadığı,

öte yandan davacının hisse hatası olan parselinin resen düzeltilmesi gerekirken bunun yapılmadığı anlaşıldığından, davacıya ait taşınmaz yönünden dava konusu toplulaştırma işleminde ve davanın reddine dair istinafa konu İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf talebinin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve toplulaştırma işleminin dava konusu parseller yönünden iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Dava konusu parsellerle ilgili yapılan toplulaştırma projesinde davacının da imzası bulunan dilekçeye istinaden parsellerin kadastro sınırlarına göre ve yine hisseli olarak tahsis edildiği, dolayısıyla yapılan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını,

tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.

Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması,

umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi,

toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi,

arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi,

hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.

Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ...

Mahallesi ... ada ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellerin toplulaştırma alanı kapsamına alınması gereken nitelikte olduğu, yapılan toplulaştırma sonucunda ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parselde gerçekleştirilen tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu,

tercih ve tahsis işlemlerinde mümkün olduğunca fiili kullanıma uygun olarak tahsis gerçekleştiği, toplulaştırma sonucunda oluşan yeni parsellerin kadastral parsel konumunda ve müşterekli kalması talebine uygun davranıldığı, uygulama alanındaki %0.8203400’lük kesinti miktarının her parselin yol ve sulama hizmetlerinden yararlanması için yapıldığı, kamu yatırımları payı kesintisinin %10’a kadar yapılabileceği, daha önceden kamulaştırma kararı alınmış ve sonuçlanmayan parsellerin kanala tahsis edilmesinin uygun olduğu, alanda dikili tarım arazileri olması nedeniyle kesinti miktarının düşük tutulmasının davacının lehine olduğu,

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Kamulaştırma, Toplulaştırma, Dağıtım ve Kiralama Teknik Talimatında belirtilen kriterlere uygun dağıtım yapıldığı, derecesi farklı alandan yapılan tahsislerde derece dönüşüm katsayısı kullanılarak alan denkleştirmesi yapıldığı, derecesi yüksek yerden tahsiste alan azalması ve derecesi düşük yere yapılan tahsiste alan artması olduğu, davacıya eşdeğerlilik esasına ve tarım işletmeciliğine uygun olarak kök tapudaki malikleriyle birlikte parsel tahsis edildiği, toplulaştırma bölgesinde mahallinde askı ilanları yapılarak uygulama hakkında çiftçilerin bilgilendirildiği,

toplulaştırma ile parsellerin sınırlarında düzeltmeler yapıldığı, toprak derecelendirmelerinin ve sınıflandırmalarının rayiç bedel, ürün çeşidi, verimlilik, toprağın özelliği, yerleşim yerine ve sulama alanına uzaklığı ve konumu gibi hususlar gözetilerek yapıldığı, toplulaştırma planlamasında kadastral parsellerden sulama ve kurutma kanalı ile yol geçirilmesinin yasal olduğu, parsellerdeki parçalanma nedeninin kanal planlamasından kaynaklandığı, oluşturulan yeni parselasyon haritasında her parselin yola ve suya erişiminin olduğu,

davacının parsellerindeki tercih taleplerinin uygulama bölgesindeki diğer parsellerin konum ve tercihlerine bağlı olarak değerlendirildiği, kadastral parsellerin isabet ettiği kısımda tercihlerine uygun olarak parsel tahsisi yapıldığı, yeni toplulaştırma planı ile sınır ihtilaflarının ortadan kalktığı, uygulamaya alınan parsellerdeki komşu parsellere olan tecavüzlerin giderildiği, toplulaştırmada davacının parsellerinin tapuda kayıtlı olduğu alanı ve şekli ile yerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, 3083 sayılı Kanunda mirasçılar arasında taksim ve ifraz edilerek miras ortaklığına son verilebileceği hükmü bulunduğu,

davacıya kadastral parselinin isabet ettiği kısmından parseller tahsis edilerek ve mümkün olduğunca toplulaştırılarak toplulaştırma amacına uygun davranıldığı, davacının 18 adet parselinin toplulaştırmaya alındığı ve dava konusu edilen parsellerinde yapılan toplulaştırma işleminde kamu yararı olduğu, tahsis işlemlerinde toplulaştırma ilke ve kuralları ile ilgili mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin kabulü ile dava konusu toplulaştırma işleminin anılan parseller yönünden iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ...'un karşı oyuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Bölge İdare Mahkemesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/3478, K. 2025/3175, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. (X) Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/3478
Karar No
2025/3175
Tarih
20 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2024/3479 K.2025/3174
  • Danıştay 6. Daire E.2024/3512 K.2025/2497
  • Danıştay 13. Daire E.2024/3514 K.2025/2041
  • Danıştay 7. Daire E.2024/3565 K.2025/1801
  • Danıştay 7. Daire E.2024/3586 K.2025/1772
  • Danıştay 3. Daire E.2024/3588 K.2025/2416

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.