İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2024/3495 K.2024/6276

1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi 6- ... 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... 14-... 15- ... 16-... 17- ... ... 304- ... 305-... 306- ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2024/3495Karar2024/6276Tarih11 Kasım 2024Okuma34 dk · 6.850 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3495 E., 2024/6276 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
11 Kasım 2024
Esas No
2024/3495
Karar No
2024/6276
Temyiz eden (davacılar)
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

6.850 kelime·34 dk okuma·12 bölüm

1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi 6- ... 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... 14-... 15- ... 16-... 17- ... ... 304- ... 305-... 306- ... VEKİLLERİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı

VEKİLİ

Hukuk Müşaviri ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Enerji ve Maden Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Bartın İli, Amasra İlçesi, ..., ..., ..., ... ve... Köyleri sınırları içerisinde ... Enerji ve Maden Tic. A.Ş tarafından yapılması planlanan Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi ile ilgili olarak tesis edilen ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarındaki tespitler, Nihai ÇED Raporunda ve eki raporlardaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; Nihai ÇED Raporunda yapılan tespitlerin ve taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu, davaya konu projenin ülke ekonomisine enerji ihtiyacı bakımından sağlayacağı katkıdan kaynaklanan kamu yararı da göz önüne alındığında, projenin çevreye olan olumsuz etkilerinin kabul edilebilir seviyelerde olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, Amasra özelinde çevreye olumsuz etkileri olma ihtimali bulunan Entegre Projelere tek ÇED süreci yürütülmeksizin kümülatif etki değerlendirmesinden kaçınılarak projenin parçalara bölünerek yürütüldüğünü, var olan kümülatif etkilerin de düşük gösterildiği, davanın reddine dair kararın aksi yöndeki bilirkişi raporlarına rağmen verildiği, projenin isminin entegre olduğunu, ancak ÇED Raporunun içeriğinde projenin bileşenlerin tamamının bulunmadığı, 3. Lavvar tesisi ve yer altı kömür işletmesinin raporda bulunmadığı, lavvar tesisleri ile yer altı kömür tesisinin entegre projenin parçası olduğu,

dolgu alanı ve rıhtım projesinin Çevre Düzeni Planına aykırı olduğu, ... tarihli Termik Santral Projesi ve Hema Limanı (Dolgu Alanı Rıhtım) projeleri için verilen ÇED Olumlu Kararları gerekçe gösterilerek planların değiştirildiği, plan değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davalarda verilen iptal kararlarının Danıştay Altıncı Dairesince onandığı, olumsuz kurum görüşlerine rağmen dava konusu kararın alındığı, yeraltı kömür işletmesinin ÇED kapsamı dışında tutulduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı Bakanlık ve davalı yanında müdahil ... Enerji ve Maden Ticaret A.Ş. tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

TETKİK HÂKİMİ :...

DÜŞÜNCESİ

Bartın İli, Amasra ve Merkez İlçesi, ... Köyü ve ... Köyü sınırları içerisinde yapılmak üzere içerisinde.

Dolgu Alanı, Dalgakıran ve Rıhtım ile Hizmet Binaları ile İki Adet Lavvar Tesisinden oluşan entegre proje için tesis edilen dava konusu ... tarihli, ... sayılı ÇED Olumlu Kararının; kömür sahasına ait işletme ruhsatının 1993 yılı öncesine ait olduğu gerekçesiyle, bu sahadaki yeraltı kömür işletme faaliyetlerinin, (mülga) Bartın İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirilen, üretimin yapılacağı Amasra-B sahasında yer alan kömür ocağını da kapsayacak şekilde tesis edilmesi gerektiği, kömür ocağının da entegre proje unsurlarına dahil edilmesi,

entegre proje içerisinde çevresel etkilerinin kümülatif olarak incelenmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

... Enerji ve Maden Ticaret A.Ş. (... A.Ş) tarafından, Bartın İli, Amasra ve Merkez İlçesi, ... Köyü ve ... Köyü sınırları içerisinde yapılmak üzere içerisinde. Dolgu Alanı, Dalgakıran ve Rıhtım ile Hizmet Binaları, (200 ton/saat kapasiteli 1 adet ünite ve 500 ton/saat kapasiteli 1 adet üniteden oluşan) İki Adet Lavvar Tesisinden oluşan entegre bir proje planlanmış, ruhsat uhdesi Türkiye Taşkömürü Kurumunda olan 50 m2 büyüklüğündeki Amasra- B sahası için, ...

A.Ş ile yapılan rödovans anlaşması uyarınca, ... A.Ş tarafından işletileceği, Amasra-B sahasında açılan üç adet kuyudan (Gömü Kuyu-1, Kazpınarı Kuyu-2 ve Amasra-3 Nolu Kuyu) 1 nolu kuyuda üretim yapılacağı, Kömür sahasına ait işletme ruhsatının 1993 yılı öncesine ait olduğu için bu sahadaki yeraltı kömür işletme faaliyetlerinin, (mülga) Bartın İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısı ile ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirildiği,

Amasra sahasındaki taş kömürü rezervinin mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi için ... numaralı ruhsat sahasının sınırlarının değiştirilerek ... numaralı ruhsat sahası olarak Türkiye Taşkömürü Kurumundan devir alınarak 42 km2'ye düşürülen Amasra-B sahasının, 11/02/2020 tarihinde ...

AŞ'ye devrinin tamamlandığı, 04/06/2024 tarihinden başlayarak 21 yıl boyunca üretimi planlanan 56 milyon ton tüvenan taşkömürünün (ortalama 2,7 mt/yıl) yıkama, eleme, boyutlandırma ve torbalama işlemlerinin yapılabilmesi için üç adet Lavvar Tesisi kurulacağı, bir adet Lavvar Tesisi için 01/03/2022 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" kararı alındığı, dava konusu karar kapsamında yer alan iki adet Lavvar Tesisi için ... tarihli, ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı alındığı,

sahadan çıkan ve Lavvar Tesisinde yıkanan kömürün kapalı konveyör bantları vasıtasıyla Gömü Kuyusuna yaklaşık 674 metre mesafede, Tarlaağzı balıkçı barınağının kuzeydoğusunda inşa edilmesi planlanan dalga kıran korumalı rıhtımdan 30.000 DWT dökme yük gemileri ile sevkinin sağlanması için Rıhtım ve Dolgu Alanı Projesi planlandığı, bu proje için de ... tarihli, ... sayılı ÇED Olumlu Kararı alındığı, dava konusu Karara konu olan.

Lavvar Tesisi ve Rıhtım ve Dolgu Alanı Projesi (ile başlangıçta dava konusu karara dahil olan, ancak, süreç içerisinde 04/02/2021 tarihinde yapılan İDK Toplantısı sonrasında mevcut ÇED süreci kapsamından çıkarılan Termik Santral ve Kül Depolama Tesisi projesi) için daha önce tek tek tesis edilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Kararlarının, bu projelerin; entegre proje niteliğinde olması, projelerin çevresel etkilerinin kümülatif olarak değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerin tüm projelerin birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle yargı kararlarıyla iptal edilmesi neticesinde, proje entegre bir proje olarak planlanarak,

Bartın İli, Amasra İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ... Köyleri sınırları içerisinde yapılacak olan Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi ile ilgili olarak ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı alınmıştır.

Bunun üzerine, alınan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2872 sayılı Çevre Kanununun 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde.

"Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları" olarak ifade edilmekte, Çevre Kanununun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler,

Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmektedir.

25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak.

Çevresel Etki Değerlendirme Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevresel etki değerlendirmesinin yapılması için; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları kapsayan süreç olarak tanımlanmış, 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler. Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için.

ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler.

(2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler.

(3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez.

(4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin;

a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına, 25. maddesinde.

"Bu Yönetmeliğe tabi birden fazla projeyi kapsayan entegre bir projenin planlanması halinde, Bakanlıkça entegre proje için tek bir ÇED Başvuru Dosyası/Proje Tanıtım Dosyası hazırlanması istenir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde.

Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri.

Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi,

b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar.

Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.

Yine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik" başlıklı 26. maddesinde. "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir.

Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmüne, 2577 sayılı Kanunun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde.

(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.

(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte;

böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır.

Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.

Dava dosyasının, dava konusu işleme dayanak Nihai ÇED Raporuyla birlikte incelenmesinden. Bartın İli, Amasra ve Merkez İlçeleri ... Köyü ve ... Köyü sınırları içerisinde yapılması planlanan Entegre Projenin.

Dolgu Alanı, Dalgakıran ve Rıhtım ile Hizmet Binaları ve İki Adet Lavvar Tesisindan oluştuğu, ÇED Olumlu Kararına konu Entegre Projeden kaynaklı çevresel etkilerin belirlenmesi ve alınan önlemlerin yeterli olup olmadığının tespiti amacıyla Harita Mühendisi, Çevre Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, Maden Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Orman Mühendisi ve Biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan (Orman Mühendisi bilirkişinin belirttiği ve raporda Orman Mühendisi Bilirkişinin muhalefet şerhi olarak belirtilen tespitleri ayrı tutulmak üzere) 11/06/2024 tarihli Bilirkişi Raporunun.

3.1.) Dava konusu ‘Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu’ kararının dayanağı proje

tanıtım dosyasında yer alan hususlar ayrı ayrı değerlendirilerek, söz konusu

projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili

mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının

araştırılması ve bu suretle ‘Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu’ kararının yerinde

olup olmadığının değerlendirilmesi başlığında; Nihai ÇED Raporu ve ÇED sürecinde Kurum Yazışmaları ve Mahkeme Kararları

incelendiğinde ve mer’i Mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde; projenin başvuru

dosyasının mer’i mevzuata uygun şekilde hazırlanarak bakanlığa 2019 yılında sunulduğu,

ÇED süreci içerisinde revize edildiği, ilk sunumundan yaklaşık 4 yıl sonra 2023 yılında

tamamlanarak mevzuata uygun şekilde komisyon tarafından incelendiği ve

değerlendirildiği, halkın görüşlerine sunulduğu, Bakanlık tarafından ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararı verildiği, bu kararın e-ÇED sistemine yüklendiği, Nihai

ÇED Raporunun ekleri ile birlikte 4172 sayfadan oluştuğu, Raporun Ekinde sunulan

raporların bilimsel esaslara uygun şekilde hazırlandığı, bu raporlarda ve bu raporları

dikkate alarak hazırlanan Nihai ÇED Raporunun proje alanına özgü jeolojik, hidrojeolojik,

madencilik, çevre mühendisliği, doğal yer süreçleri ve ekolojik bilgiler bakımından yeterli

olduğu, alandaki habitat tiplerine, fauna türlerine olumsuz zararının önleneceğinin

belirtilmesi, tesisin faaliyete geçmesi halinde projede öngörülen hususların planlandığı

şekilde gerçekleştirilmesi ve verilen taahhütlere uyulması durumunda deniz ekosistemi

ve su ürünlerini olumsuz etki yapmayacağının belirtildiği, Lavvar tesislerinde oluşan atıklar arasında şlam malzemesi bulunacağı, bu şlam

malzemesinin, kömür yıkama tesislerinde üretilip ve havuzlarda bekletildiği, içeriği, yüksek

miktarda çok küçük boyutlu kaolinit, illit, muskovit, kuvars gibi minerallerden oluşan

inorganik kirleticileri ve kömür tanelerini içerdiği, bu atıksuların bertaraf edilmemesi halinde

dere boyu hattında ve denize ulaşması halinde koyu renk oluşturacak kolloidal maddeler

oluşabileceği, ancak ÇED raporu incelediğinde çevre mühendisliği açısından uygulanan

atıksu arıtma tekniğinin bu kolloidal maddelerin çöktürülmesinde etkili olacağı, arıtılmış

atıksuyun yönetmelikler çerçevesinde alıcı ortama deşarjı uygunsa verilebileceği veya

kapalı devre sistemde tekrar hatta verilerek kullanılacağının belirtildiği, ayrıca tesis alanı

içerisinde de yağış suları, toz bastırmak için kullanılan sprink sularının oluşturduğu yüzey

sularının da lavvar tesisi atıksuyu olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu suların toplama

hatları ile toplanarak arıtılacağının belirtildiği, Lavvar tesisin hemen deniz kenarında

yapılmasına rağmen atıkların deniz suyuna karışmasının önleneceği, kapasitelerinin

yeterli olduğu, üretilmesi planlanan tüvenan kömürün lavvarda yıkanarak temizleneceği,

bu esnada oluşabilecek sızıntının Çatak Deresi yoluyla Karadeniz’e ulaşmasının

önleneceğinin belirtildiği, bu sebeple ÇED dosyasında belirtilen hususlar ve keşifte yapılan incelemeler

doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili yönetmeliklerine

uyulması taktirinde tesisten kaynaklı atık ve atıksuların denize ulaşmasının söz konusu olmayacağı,

Tarlaağzı balıkçı barınağının söz konusu projenin inşasından dolayı

etkilenmeyeceği, proje alanının büyük kısmının ormanlık alanda olmaması nedeniyle, proje

dosyasının jeolojik, madencilik, çevre mühendisliği, doğal süreç ve ekolojik yönden

yerindeliği noktasında, ‘ÇED Olumlu’ kararı verilmesine ilişkin dava konusu işlemin

yerinde olduğu değerlendirmesi yapıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi Raporunun

3.1.2) Proje tanıtım dosyasında verilmiş taahhütlerin yeterli ve gerçekçi olup

olmadığı hususunda kanaat oluşturacak proje alanında yapılmış gözlem ve

incelemelere dayalı somut ve teknik tespitlere yer verilmesi başlığında; Taşkömürü Havzası içerisinde alt ölçekli planların (1/25.000, 1/5000 ve 1/1000)

tasmana maruz kalacak/olası alanlar/tasman etki alanları göz önünde bulundurularak

yapılması ve Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü’nün görüşünün alınması

zorunludur. Bu doğrultuda, jeolojik yapı irdelenerek, bu alanlar üzerinde herhangi bir

yapılaşma kararı getirilmemesine özen gösterilecektir. Aksi halde “3303 sayılı Taşkömürü

Havzası’ndaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun” hükümleri geçerlidir. VI.33.12.4.

Planlama Bölgesi içerisinde Taşkömürü İşletme Müesseselerine ait kömür üretimine

yönelik tesislerde ve atık sahalarında ekolojik, çevresel ve altyapıya ilişkin tüm önlemlerin

alınması zorunludur. Bu alanların kullanımı sona erdiğinde rehabilite edilmesi

sağlanacağı, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı

görüş yazısında belirtildiği üzere kömür hazırlama tesisleri faaliyetin bitmesi sonrasında

kaldırılarak faaliyet alanının rehabilite edileceği, Entegre Proje ile ilgili Bartın İl Özel

İdaresi’nin görev ve sorumluluk alanında bulunan alt yapı ve üst yapılara zarar

verilmeyeceği, yapılacak çalışmalarda Bartın İl Özel İdaresi’ne bilgi verileceği, İDK’ya dahil edilen Ulaşım ve Kıyı Yapıları şube Müdürlüğü’nün 03.08.2022 tarihli görüş

yazısında, proje kapsamında yer alan kıyı yapıları ile uyumlu plan teklifinin ÇED

Raporuna eklenmesi ve plan teklifi hakkında Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü ile

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün görüşünün alınmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Mekânsal Planlama ile Tersaneler ve

Kıyı Yapıları Genel Müdürlükleri İDK üyesi olup, görüş yazıları ÇED Raporu Ek-7, Ek-8,

Ek-31’de verilmiştir. Kıyı yapıları için hazırlanan plan teklifi ÇED sürecinin tamamlanması

ile sunulacaktır.

Bartın İl Özel İdaresi,... tarih ve ... sayılı görüş yazısında 1/100.000, ve 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planları ile ilgili plan hükümlerine uygun işlem

yapılması, alt ve üst yapılara zarar verilmemesi kaydıyla, projenin kurumları açısından

sakınca oluşturmadığını belirtmiştir. Bartın il Özel İdaresi’nin ... tarih ve ...

sayılı görüş yazısında projenin kurumları açısından sakınca oluşturmadığı yinelenmiştir.

Bartın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün... tarih ve ...

sayılı görüş yazısında, 5543 Sayılı İskan Kanunu kapsamı içerisinde kalmadığı

belirtilmiştir.

Bu görüşe ek olarak, Bartın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün

...tarih ve ... sayılı görüş yazısında, 3621 Sayılı Kıyı Kanununun

Uygulanmasına Dair Yönetmelik kapsamında yapılan incelemede, proje alanına ilişkin

27.10.2016 tarihinde onaylanan Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100000

ölçekli Çevre Düzeni planı değişikliğine ilişkin işlemin yürütülmesinin durdurulması ve

iptali talebiyle Danıştay 6. Dairesi’nin E.2017/4787 esasına kayden açılan davada işlemin

iptaline dair mahkeme kararı bulunması nedeniyle talebin üst ölçek planlarına göre

değerlendirilmesi yönünde görüş verilemediği belirtilmiştir. 3621 Sayılı Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre kıyıda ve sahil şeritlerinde kalan

alanlar için uygulama imar planı yapılmadan ve onaylanmadan uygulama

yapılmayacaktır.

Davacılar vekilinin dava konusu idari işlemin hem ÇED Yönetmeliğinin 25.

maddesine hem de Dolgu Alanı ve Rıhtım ile Liman Tesislerinin 1/100.000 ölçekli

Zonguldak-Bartın-Karabük illerini kapsayan Çevre Düzeni Planına işleyen 27.10.2016 tarihli Bartın ve Bartın Kıyı Kesimi

planlama alt bölgesi 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına Dolgu Alanı ve Rıhtım ile

Liman Tesislerinin işlenmesine dair değişikliğin iptaline dair ... Bölge İdare

Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... Esas ... Kararına açıkça aykırı

olması nedeniyle Yürütmenin Durdurulmasına karar verilmesini gerekçe göstererek idari

işlemin iptal talebinin yerinde olmadığı, söz konusu kararların dava konusu ÇED olumlu kararı

ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, ÇED sürecinde T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Mekânsal

Planlama Genel Müdürlüğü’nün 28.02.2023 tarihli cevabi yazısı özetlenerek gerekli izinler alınmadan projeye başlanmayacağının taahhüt edildiği, Bartın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 20/03/2023 tarihli yazısı özetlenerek proje alanında, Çevre Düzeni Planı talebinde bulunulduğu, bu talep ile sürecin devam ettiğinin Nihai ÇED Raporundaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığının belirtildiği, devamında Bilirkişi raporunda; Çevresel Etkiler ve Çözüm Önerileri Başlığında; Nihai ÇED raporunda yer verilen tesisin konumu ve yerleşimi, Hava Kirliliği ilişkin ÇED Raporunda yer verilen Toz Kontrolü, Açık Alanlar, Kapalı Alanlar, Rüzgar Yönü, Sürekli Önlemler alt başlıklarına yer verilmiş, "Tesiste 9 adet noktada PM10 ölçümleri yapılmış olup, SKHKKY Ek-1-b.2 kapsamında

sınır değer olan 3 mg/Nm3 değerini aşmadığı saptanmıştır. Tesiste 4 adet noktada çöken

toz ölçümü yapılmış olup, SKHKKY Ek-1-b.2 kapsamında sınır değer olan 450 mg/m2-

gün değerini aşmadığı yapılan ölçümlerle saptanmıştır. Ancak toz emisyonları anlık

gerçekleşebilen emisyonlardır ve ölçüm yapıldığında tozuma olmamış olabilir bu sebeple

özellikle yaz aylarında toprağın nemli kalması önemlidir. Ancak genel itibari ile tozuma

toprak ve türevlerinden olduğundan tesise gelen yolların ve tesis içinin beton ile

kaplanması gerekmekte ve sulama sıklığı arttırılmalıdır.

Tesiste organik buhar ve gaz emisyonu oluşturacak kirletici bulunmamaktadır. Tesiste

baca kaynaklı herhangi bir emisyon kaynağı bulunmadığından filtre sistemi yoktur bu

sebeple tesis sahası, kırma, eleme, yükleme, boşaltma ve depolama alanları pulverize

su ile yaz aylarında hava koşullarına göre daha sık olmak şartı ile sık sık sulanmalıdır.

Tesis içi yollar düzenli olarak temizlenmekte ve gerektiği durumlarda sulanacağı

belirtilmiştir. Tesiste toz yapıcı herhangi bir yanma işlemi gerçekleşmemekte olduğu

belirtilmiştir. Tesis bağlantı yollarından birine ilişkin fotoğraf Şekil 2’de gösterilmiş, İçme Suyu alt başlığında; Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının illere göre hazırladığı 2022 yılı çevre

durum raporunda Amasra Belediyesi, yer altı su kaynaklarından temin edilen suların; evsel,

ticari, sanayi, inşaat, resmi ve tarım alanında kullanılmadığı, Yer altı kaynaklarından

temin edilen Uğurlar Köyü İçme Suyu miktarının; 19 lt/sn olduğu ancak İçme Suyu Arıtma Tesisi

bulunmadığı, bölgede içme suyu arıtma tesisi bulunmadığı belirtilmiştir. Gömü ve

Tarlaağzı bölgesini gösterecek topografik haritada (Şekil 3) tesis ile yerleşim bölgeleri

arasında arazide kot farkının olduğu, tesiste mevzuatsal açıdan alınacak önlemlerin

yerinde olması, lavvar tesisinden kaynaklı şlam atıklarının kil, silt vb. doğal içerikli atıklar

içereceğinden ve belirli periyotlarla izleme çalışmalarının olması dolayısıyla içme suyu ve

yeraltısuyu açısından kirlilik oluşturacağı düşünülmediği, Su Kirliliği ve Çevresel Kirliliklerin Modellenmesi ve Analizi alt başlığında, Nihai ÇED Raporunda belirtilen hususlara, Çevre Mevzuatında belirtilen standartlara uygun olarak tasarlandığı belirtilmiş, yine genel olarak Nihai ÇED Raporunda belirtilen hususlara Atıksu ve Yağmursuyu Arıtımı, Havuz Hacimleri ve Arıtma Sistemleri, Atıksu Arıtma Yöntemleri, Saha Yağmursularının Toplanması ve Kullanımı, Proje Sahası ve Drenaj Sistemi, Betonlama ve Drenaj, Yeraltı Suları Analiz ve Değerlendirmesi,

Yeraltı Suyu Ölçümleri ve Analizleri, Analiz Sonuçları, Alınacak Önlemler ve Yönetmelik Uyumu, Atık Yönetimi, Liman Dolgu Alanı ve Kömür Taşıma Bantları, Deniz Kirliliği ve Etkileri, Balıkçılık ve Turizm Üzerindeki Etkileri, Gürültü Kirliliği, alt başlıklarıyla kısaca yer verilmiştir.

Bilirkişi Raporunun; 3.1.3-) ... Enerji ve Maden Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan ‘Kömür

Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi’ ile ilgili olarak verilen

‘Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu’ kararına yönelik olarak: insan, bitki, toprak,

hava ve su kaynaklarını fiziksel, biyolojik ve sosyo ekonomik yönlerden olumsuz

biçimde etkileyip etkilemeyeceği başlığında; Proje Alanının Amasra İlçesinde Tarlaağzı Köyü ve Gömü Köyü’nü; Merkez İlçesinde

Çamlık, Kaman ve Kazpınarı Köylerini kapsadığı, Tarlaağzı köyünün Batı Karadeniz

kıyısında kurulmuş geçimini genellikle hayvancılık, arıcılık, balıkçılık ve Amasra

ilçesindeki maden ocağından sağladığı, Gömü Köyünün Tarlağazı köyü ile benzer fiziki özellikler taşıdığı, köyün deniz kıyısında olmasına

karşılık denizin kıyısından yükselen sarp kayalıklardan dolayı deniz ulaşımının Tarlaağzı

köyü balıkçı barınağından sağlandığı, köyün ova üzerine kurulduğu, tarım ve

denizciliği başlıca geçim kaynağı olduğu, proje sahasına Amasra-Bartın karayolundan ve Tarlaağzı Köy yolundan ulaşımın mümkün olduğu, dür. Arazi hazırlık, mobilizasyon ve inşaat aşamasında ağır ekipmanların proje

sahasına taşınması için, alternatif 1,7 km’lik yol yapılması gerekliliğinin ortaya çıktığı, ilaveten, saha sınırları içinde, tüm ünitelere ulaşımın sağlanabilmesi için servis yolları yapılacağı, Entegre Projenin inşaat aşamasında toplam 150 kişinin, işletme aşamasında

ise 133 kişinin istihdam edilmesi planlandığı, çalışacak personelden; 100 kişi dolgu

alanı ve rıhtım sahası, 50 kişi ise Lavvar Tesislerinin inşaatında çalışacağı, işletme

aşamasında ise 65 kişi rıhtım sahası ve 68 kişi ise Lavvar Tesislerinde çalışacağı, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün ... sayılı yazısında proje

kapsamında yapılmak istenen, lavvar tesisleri, lavvarlanmış kömür stok sahası, atık

depolama sahaları ve kazı fazlası depolama sahalarının yörede bulunan yatırımlar ya da

yapılması planlanan yatırımlar açısından bir sakıncasının bulunmadığının belirtildiği, Filyos Liman Projesinin fizibilitesini olumsuz etkilememesi amacıyla,

yapılması planlanan rıhtım tesisinde 3. şahıslara hizmet verilmeyeceğinin vurgulandığı, Entegre Proje bileşenlerinden Dolgu Alanı ile Rıhtım projesinin, taşkömürünün civardaki

sanayilere sevki için inşa edileceği, kömür ithalatına kapalı olacağı, Tersaneler ve

Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı görüş yazısında

Entegre Projenin, yatırımları açısından herhangi bir sakınca teşkil etmediği ve ÇED

Raporunun uygun bulunduğunun belirtildiği, bu çalışmalar neticesinde alanda tespit edilen denizel flora ve fauna türlerine ait

detayların, endemiklik durumları, alanın ekolojik yapısı, faaliyetin inşaat ile işletme

aşamasında denizel flora ve fauna türleri üzerinde olası etkileri ve bu etkileri bertaraf

edecek önlemler Nihai ÇED Proje Ekinde verilen ‘Ekolojik Değerlendirme Raporu’nda’

verildiği, ayrıca, deniz ekolojisindeki değişimleri izlemek amacı ile numune

noktaları ile mevsimsel izleme programına da yer verildiği, proje alanının büyük bir kısmını orman

arazileri oluştururken, diğer kısımlarında tarım ve mera arazileri bulunduğu, Bartın İl

Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı görüş yazısında

belirtildiği üzere, Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Entegre

Projesi sınırları içerisinde kalan tarım arazilerinin kati proje aşamasında tarım dışı amaçlı

kullanım için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Mera alanlarının

tahsis amacı değişikliği için 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında Bartın İl Tarım ve

Orman Müdürlüğü’nden gerekli izinlerin alınacağının belirtildiği, Bartın İl Tarım ve

Orman Müdürlüğü’nün... tarih ve ... sayılı görüş yazısında proje sınırları

içerisinde kalan tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı için 5403 sayılı Toprak Koruma ve

Arazi Kullanımı Kanunu, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun; "İstihsal Yerlerindeki

Değişiklikler" ile ilgili 7. maddesi, "Su Ürünlerini Zarardan Koruyacak Tedbirler" ile ilgili 9.

maddesi ve "Sulara Zararlı Madde Dökülmesi" ile ilgili 20. Maddesi hükümleri

doğrultusunda;

1)Su ürünleri istihsal sahası ve üreme ortamları olan dere, akarsu gibi yapıların

tahrip edilmemesi,

2) Su ürünlerinin beslenme ortamlarının bozulmaması,

3) Dere yataklarının değiştirilmemesi,

4) Akarsuyun doğal yapısının değiştirilmemesi

5) Su kirliliğine neden olunmaması şeklindeki şartlara uyulması

Ayrıca Mera alanlarının tahsis amacı değişikliği için 4342 sayılı Mera Kanunu

kapsamında gerekli izinlerin alınması kaydıyla bir kurumları açısından sakınca

bulunmadığının belirtildiği, Toprak kirliliği Proje alanının mevcut kirlilik yükünün belirlenmesi amacıyla, 51

noktadan numune alınarak, SGS Dilovası Çevre Laboratuvarı tarafından

gerçekleştirildiğinin belirtildiği, Bilirkişi Raporunun Flora ve Fauna alt başlığında; Nihai ÇED Proje EK-14 ( Ekolojik Değerlendirme ) de flora ve fauna üzerine yapılan

tespitlerin keşif sırasında yapılan tespitler ile uyumlu olduğu, söz konusu

değerlendirmenin gerek gözlem gerekse literatür anlamında inceleme ile oluşturulduğu, Flora anlamında 3 adet endemik tür tespiti yapılmış ancak bunların nadir ve lokal endemik

tür olmadığı tespiti yapıldığı, fauna anlamında herhangi bir endemik türe rastlanmadığı

tespitlerine yer verildiği, Ekolojik değerlendirmede kullanılan yöntem, gözlem ve

değerlendirmelerin mevcut duruma uygun olduğu, tespitlerin yerinde ve yeterli olduğunun değerlendirildiği, Proje alanındaki flora ve fauna türlerinin korunmasına yönelik olarak bir takım

alınması gerekli önlemler ve dikkat edilmesi gereken hususların ekolojik değerlendirme de

ifade edildiği ve söz konusu tespit ve değerlendirmelere uyulması halinde projenin flora

ve fauna anlamında kalıcı bir hasara neden olmayacağının tespit edildiği, alınması gereken tedbirlere

ilişkin değerlendirmelerin yerinde ve uygun olduğunun değerlendirildiğinin belirtildiği, Dere Yatağı alt başlığında, Proje sahasında yer alan Gömü ve Çapak derelerine ilişkin olarak DSİ 23. Bölge

Müdürlüğünce Gömü ve Çapak Dereleri Derivasyon Projeleri konulu...tarih ve

... sayılı yazı ile proje sahibine yönelik yazısına değinildiği, saha incelemeleri sırasında dere yatağında mevcut durumda ıslah çalışması

görülmediği, ancak ÇED raporunda belirtilen önlemlerin alınarak saha içerisine mevcut

durumda tesis inşaatı aşamasında olduğu için ve taahhüt ettiği teknik uygulamaları ilgili

kurum ve kuruluşların desteğinde uygulandığında dere yataklarında herhangi bir kirlilik

problemi ile karşılaşılamayacağı ancak keşif sırasında görünen mevcut durum şeklinde

kalırsa sahanın beton olmayışı, dere yatağı şevlerinin mevcut durum gibi olması problem

oluşturabileceği değerlendirmesinin yapıldığı, Yeraltı Suları Kirliliği, Yer Altısuları Analiz ve Değerlendirmesi alt başlıklarında; Proje alanındaki yeraltı sularının analiz edilerek ve değerlendirildiği, Yeraltı sularının

kalitesinin, ilgili yönetmeliklerde belirtilen standartlara uygun olarak kontrol edildiği, yapılan

analizlerde, yeraltı sularında ağır metal ve diğer kirletici maddelerin bulunup bulunmadığının tespit edildiği, bu değerlendirmelerin, çevresel etkilerin minimize edilmesi ve yeraltı

sularının korunması açısından önemli olduğunun belirtildiği, Nihai ÇED Raporundaki analiz sonuçlarının paylaşıldığı, yine Nihai ÇED Raporundan Sızdırmazlık Önlemleri, Drenaj Sistemleri, Gözlem Kuyuları alt başlıklarına değinilerek, bu kapsamda yapılan yeraltı suyu analizleri ve alınacak önlemlerin, projenin

çevresel etkilerini minimize edecek şekilde planlandığı, ilgili bakanlıkların yasal

mevzuatına uyulması sürecinde tesisten kaynaklı içme ve kullanma suyuna problem

oluşturma niteliği olmadığı, projede önerilen proseslerin teknik açıdan uygun olduğu, Toprak Kirliliği ve Ağır Metaller alt başlığında da

Nihai ÇED Raporunda bahsedilen tedbirlerin alınması ve taahhütlerin yerine getirilmesi

durumunda; Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı İle Rıhtım Entegre

Projesi ile ilgili olarak verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararının: insan, bitki,

toprak, hava ve su kaynaklarını fiziksel, biyolojik ve sosyo ekonomik yönlerden çevreyi

olumsuz yönde etkilemeyeceği değerlendirmesinin yapıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi Raporunun 3.1.4-) Projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemler

ve verilen taahhütler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığı başlığında; ... Enerji ve Maden A.Ş.’ye ait Bartın İli Amasra İlçesi Gömü Köyü Kömür

planlanan ‘Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı İle Rıhtım Projesi’ için

Dokay-Çed Çevre Mühendisliği Ltd. Şti. tarafından 4 yılda hazırlanan ‘Kömür Hazırlama

(Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı İle Rıhtım Entegre Projesi’, Ekleri ile birlikte toplam 4172

(dört bin yüz yetmiş iki) sayfa olduğu projenin

Çevresel açıdan hava kirliliği yönünden yapılan toz ölçümleri ve alınacak önlemlerin

teknik ve bilimsel açıdan uygun olduğu, İşletme açısından toz ölçümlerinin periyodik olarak

izlenmesinin yerinde olacağı, Gürültü kirliliği modellemesinin teknik ve bilimsel açıdan

uygun olduğu, belirtilen mesafelere göre gürültü seviyelerinin gürültü kirliliğinin yayılmasını

önlemek için alınacak önlemlerin yeterli olduğu, tesis sahasında oluşan yağmur sularının

biriktirilmesi ve arıtma tekniği çevre mühendisliği açsından uygun olduğu, ancak tesis sahası

içerisindeki suların endüstriyel sınıfta değerlendirileceğinden sızdırmaz beton yapılarak

saha sularının diren edilmesi gerektiği, tesis bağlantı yollarının toz oluşmaması için beton olması gerektiği,

hazırlanan ÇED Raporunda alınan önlemlerin Raporda yer verilen yönetmelikler göz önünde alınarak hazırlandığı, proje alanına özgü jeolojik, hidrojeolojik, madencilik, çevre ve ekolojik bilgiler

bakımından yeterli olduğu, söz konusu bu bilgiler birbiri ile entegre edilmiş, proje alanına

ve çevresine yönelik muhtemel olumsuz etkilerini önlenmesine yönelik olarak yapılan plan

ve projeler (Yönetmeliğin öngördüğü Haritalar (Topografik harita, Jeolojik Harita, Şimdiki

Arazi Kullanımı Haritası, Vaziyet Planı, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı vb.),

Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu; Hidrografik ve Oşinografik Etüt Raporu; Hidrojeoloji

Raporu; ... Enerji ve Maden Ticaret A:Ş. tarafından Bartın İli, Amasra İlçesi ve

Merkez İlçe Gömü, Tarlaağzı, Kazpınarı ve Gavurpınar Köylerinde Yaptırılacak Olan, Kömür Çıkarma, Kömür Hazırlama Tesisleri Projeleri İçin Ekolojik Değerlendirme Raporu; Dalgakıran, Dolgu Koruma ve Kronman Duvarları Hesap Raporu ile Mendirek Jeoteknik

Hesap Raporu; Rüzgar, Dalga İklimi, dalga Transformasyonu, Liman İçi Çalkantı,

kumlanma Potansiyeli ve Derin Deniz Deşarj Sistemi seyrelme Modellemeleri Raporu;

Hava Kalitesi Dağılımı Modellemesi Raporu; Akustik Raporu; Kömür Hazırlama (Lavvar)

Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projeleri İçin Peyzaj Onarım Planı Raporu; 2 adet

Lavvar Atık ve Kazı Fazlası Depolama Tesisi Tasarım Projelerinin Teknik Raporu(Bölüm

5: Kömür Zenginleştirme (Lavvar) Tesislerinden Çıkan Atık Miktarlarının Yapılması

Planlanan İki Adet Atık Depolama Sahası Depolanmasındaki Sürecin Kümülatif Olarak

Değerlendirilmesi); Bartın İli Amasra ve Merkez İlçelerinde Yapılması Planlanan 2 Adet

Lavvar Atık Depolama Sahası ve Kazı Fazlası Toprak Depolama Sahası Projelerinin: Şev

Kinematik analizi ve Şev Düzenleme Çalışması Teknik Raporu; Bartın İli Amasra İlçesi,

Gömü ve Kazpınar Köyü Sınırları İçerisinde Kalan Atık Depolama Tesisi-1, Lavvarlanmış

Kömür Stok Sahası-1, Lavvarlanmış Kömür Stok Sahası-2, Kömür Hazırlama Tesisi-1,

Kömür Hazırlama Tesisi-2, Atık Depolama Tesisi-2, Kazı Fazlası Malzeme Depolama

Alanlarında Zeminlerin Araştırılmasına Yönelik Jeofizik Etüd Raporu; 2 adet Lavvar Atık

ve Kazı Fazlası depolama tesisi Kaza ve Afet durumlarında; Çevredeki Yerleşim

Birimlerinin Olumsuz Yönde Etkilenebilirliğini Değerlendiren Risk analiz Raporu; DSİ 23.

Bölge Müdürlüğü’nün ...Tarih ve ... sayılı Dere Islahları Proje Onay

Yazısı, Projesi ve İTÜ Tesis Yerleşim Gerekçe Raporu; Tasman Değerlendirme Raporu

ve Tasman Jeomekanik Değerlendirme Raporu; Acil Durum Eylem Planı; Kömür

Yoğunluğu Analiz Raporu ve Kömür Yıkanabilirlik Çalışma Raporu ve Kömür

Zenginleştirme (Lavvar) Tesislerinden Çıkan Atık Miktarının Yapılması Planlanan İki Adet

Atık Depolama Sahasına ve proje dışında planlana 160.000 m3 Atık/pasa sahasında depolanmasındaki Sürecin Kümülatif Olarak Değerlendirmesi; kapatma planları bilimsel

esaslara ve akademik çalışmalara göre hazırlanmış, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz

etkilerini yönelik alınacak önlemlerin yeterli olduğu, verilen taahhütlerin ise yerinde ve

kabul edilebilir düzeyde olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi Raporunun; 3.1.5-) Proje başvuru dosyası ve ekleri ile keşif esnasında elde edilecek bilgilere

projeye ilişkin verilen ‘ÇED Olumlu’ kararının 2872 sayısı Çevre Kanununa, bu

kanuna dayanılarak hazırlanan ÇED Yönetmeliği’ne ve kamu yararına uygun olup

olmadığı, söz konusu proje hakkında ÇED sürecini başlatılarak ÇED raporu

düzenlenmesinin gerekip gerekmediği başlığında; ülkemizin enerji ithalatının toplam ithalatımızın yaklaşık dörtte birini oluşturması

nedeniyle, önümüzdeki dönemde küresel enerji piyasalarındaki fiyat ve arz gelişmeleri,

Türkiye ekonomisini hem büyüme dinamikleri hem de cari açık açısından etkilemeye

devam edeceği, dış ticaret açığının %60-70’ini net enerji ithalatından kaynaklandığı, hızla büyümekte olan enerji talebinin karşılanabilmesi için petrol, doğal gaz ve taşkömürü

ithalatının sürekli arttığı, bu proje ile birlikte Türkiye’nin dış kaynaklara olan bağımlılığının azaltılması, cari açığın azaltılması, bölgenin kalkınma potansiyelinin ortaya

çıkarılması, bölgede ve ülkede sayıları hızla artan sanayi tesislerine sağlıklı ve sürekli

kaynak sağlanmasını amaçlanması nedeniyle kamu yararına uygun bir proje olduğu, Proje sahibi ... Enerji ve Maden Tic. A.Ş. firmasınca taşkömürü maden projesi

için şu ana kadar 600.000.000,- USD($) harcanmış olduğu, Nihai ÇED Projesinde yer

alan projeler ile birlikte toplam maliyeti yaklaşık 850 milyon USD tutarında olduğunun ifade

edildiği, yatırımları, tamamlanan maden yeraltı (kuyular, galeriler vb.) ve yerüstü

düzenleri inşası, ekipmanlar, makinalar, güç ünitesi düzenleri, şalt tesisi montajları ve

ilave olarak gerekli olacak tam mekanize üretim ekipmanları, pano içi hazırlıklar, lavvar

ve rıhtıma ait inşaat ve proje finansman maliyetlerinden ve giderlerinden oluştuğu, ekipman tedariğinde tedarikçi finansmanından mümkün olduğu kadar faydalanmanın hedeflendiği, tedarikçi finansmanının mümkün olmadığında finansmanın öz kaynaklardan

sağlanacağı, Dolgu Alanı ve Rıhtım fizibilite çalışmasına esas teşkil eden (Kazı, dolgu,

dolgu koruma, dalgakıran, rıhtım, altyapı inşaat işleri ile hizmet binaları ve elektrik işleri

dahil) yatırımların toplam bedeli 70.000.000,-USD($) olması beklendiği, Entegre Proje

kapsamında yapılması planlanan Lavvar Tesisleri toplam bedeli 12.000.000,-USD($)

olacağı ve proje yatırımlarının, öz kaynak ve kredi kuruluşundan finanse edileceğinin öngörüldüğü, bu nedenle projenin kamu yararına olduğunun açıkça görüldüğünün belirtildiği, geçen zaman içerisinde projenin değişen kapsamı ve proje ile ilgili bir takım teknik bilgiler tekrarlanarak Sonuç olarak; Proje başvuru dosyası ve ekleri, Bakanlığın Görüş yazısı, başvuru

sahibi firmanın ÇED süreci devam eden ‘Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu

Alanı ile Rıhtım entegre’ projesinin çevresel etkilerinin kümülatif etkilerinin

değerlendirilmesi, ilgili mevzuat hükümleri ile 04/04/2024tarihli mahallinde yapılan keşif

esnasında elde edilen bilgilere göre; ... Enerji ve Maden Tic. A.Ş. tarafından

yapılması planlanan ‘Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım

Entegre Projesi’ ile ilgili yeniden ÇED süreci başlatılarak ÇED raporu düzenlenmesi

gerekmediği belirtilmiştir.

Bilirkişi Raporunun 3.1.6-) ‘ÇED Olumlu’ kararına dayanak alınan proje tanıtım dosyasının gerek çevresel, gerekse bilimsel alanlarda eksikliklerin olup olmadığı, varsa bu

eksikliklerin düzeltilebilir nitelikte olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi

başlığında;

... Enerji ve Maden A.Ş.’ye ait Bartın İli Amasra İlçesi Gömü Köyü planlanan

‘Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı İle Rıhtım Projesi’ için

...Çevre Mühendisliği Ticaret Ltd. Şti. tarafından hazırlanan Proje başvuru dosyası(PTD),

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafında tespit edilen eksiklerin de

giderilerek revize edildiği, Revize edilen ve http://eced.cbs.gov.tr (e-ÇED yazılım portalı)

web adresine yüklenerek ÇED Yönetmeliği’nin 15. Maddesinin (a) bendi uyarınca

incelenen ve değerlendirilen Nihai ÇED Raporu (2023) gerek çevresel, gerekse bilimsel

alanlarda eksiklik bulunmadığı sonucuna varılmış ve söz konusu proje için yeni bir ÇED

sürecinin başlatılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığı değerlendirilmesinde bulunulduğu, Turizme Etkisi

alt başlığı altında, Sosyal Etki Değerlendirme Raporu’na göre ... köyünün mevcut nüfusunun turizm

sezonundaki yoğunluğa bağlı olarak günlük 1000 kişiyi geçebildiği, Köyün Ankara ve

İstanbul gibi büyükşehirlere göç vermiş, genellikle yaz tatillerinde göç veren nüfustan

köylerine geri dönüp tatil yapan kişilerin mevcut olduğu, ... Köyünün turizm sezonundaki

nüfusunun günde 5000 kişiyi bulabildiği, bu sayıya ulaşılmasının nedeninin hem

köydeki pansiyonculuğun gelişmesi hem de göç edenlerin tatillerini geçirmek için

köylerine geri dönmesi olduğu, Bölgenin ekoturizm bölgesi olarak görüldüğü, proje alanının 250 m yakınında bir turizm tesis alanı, 310 m

yakınlarında kırsal yerleşim alanı, 950 m yakınlarında manzara (turistik) yolu ve 1000 m

yakınlarında ise askeri alan bulunduğu, ayrıca proje alanının sınırında bir balıkçı

barınağı ve tarım arazisi yer aldığı, kırsal yerleşim alanının Atık Depolama Tesisi-

1’e olan uzaklığı 110 m, manzara (turistik) yolunun uzaklığı 580 m, askeri alanın uzaklığı

850 m ve turizm tesis alanının uzaklığı ise 1400 m olduğu, ayrıca Atık Depolama Tesisi-1’in

sınırında tarım arazisi bulunduğu, Lavvar tesislerinin turizme çevresel açıdan etkisinin, çevresel mevzuatlara uyulmadığı

veya aksatıldığı taktirde olumsuz yönde olabileceği, bu tesislerin, kömür yıkama işlemlerinde

kullanılacağı ve çevresel faktörleri etkileyebileceği, özellikle su kirliliği, toprak erozyonu, hava

kirliliği, gürültü kirliliği ve bitki-hayvan yaşamı üzerinde etkileri göz önünde

bulundurulmasının gerektiği, bölgeye gelen turistlerin faaliyetler düzgün yapılmazsa, çevresel

mevzuatlar ışığında çalıştırılmaz ve kontrolleri düzenli sağlanmazsa turizmi

etkileyebileceği ancak Proje Başvuru Dosyasında belirtilen önlemlerin alınması ve verilen

taahhütlere tamamen uyulması halinde turizme olumsuz etkisi olmayacağı, yine Rıhtım projesinin de bölgede bulunan balıkçı barınağı ve halk plajını gemi

taşımacılığının yarattığı çevresel faktörlerden turizmin sınırlı ölçüde etkilenebileceği, ancak

Proje Başvuru Dosyasında belirtilen önlemlerin alınması ve taahhütlerin yerine getirilmesi

durumunda turizme olumsuz etkilerinin ortadan kalkacağının düşünüldüğü belirtilmiştir.

Bilirkişi Raporunun 3.1.8-) Sonuç ve Kanaat bölümünde ise; yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;

Projeye ait Nihai ÇED Raporunun Bir bütün olarak değerlendirilmesinden; ‘ÇED Olumlu’ kararının 2872 sayılı Çevre Kanununa, bu kanuna dayanılarak hazırlanan

ÇED Yönetmeliği’ne ve kamu yararı, ülke ekonomisi ve yöre halkının bireysel menfaatleri,

ekoloji ve sürdürülebilirlik açısından uygun olduğu;

Nihai ÇED Raporu’nun jeolojik, madencilik, çevre mühendisliği, doğal süreç,

ekolojik ve ekonomik yönden yerinde olduğu, uygulanması halinde olumsuz etkisinin

olmayacağı, ÇED sürecini eksiksiz tamamladığı, ‘ÇED Olumlu’ kararı verilmesinin yerinde

olduğu;

Nihai ÇED Raporunda (2023 tarihli) verilmiş taahhütlerin yeterli ve gerçekçi

olduğu, 04/04/2024 tarihinde proje alanında yapılmış gözlem, tetkik ve inceleme

sonucunda proje sahibinin Nihai ÇED Raporunda vermiş olduğu taahhütlerin bir kısmının

yerine getirildiği, diğerlerinin ise yerine getirilmeden projenin başlatılmayacağının

taahhüt edildiği, sonuç olarak projenin çevre üzerine yapabileceği muhtemel olan

etkilerinin alınacak önlemlerle yerine getirilebilir olduğu; Projenin, proje alanına özgü jeolojik, hidrojeolojik, madencilik, çevre ve

ekolojik bilgiler bakımından yeterli olduğu, söz konusu bu bilgiler birbiri ile entegre edilmiş,

projede öngörülen tesisler ile 1 adet ÇED Gerekli Değildir kararı verilen (Danıştay Altıncı

Dairesinin E:2023/2435, K:2023/5421 sayılı ilamı ile iptal edilen ancak bu iptal

kararından sonra ÇED sürecine tabi tutulacak olan) Lavvar tesisi projesinin kümülatif

olarak değerlendirildiği,

Projenin çevresel etkileri bakımından mevzuata uygun olduğu, proje alanına özgü jeolojik, hidrojeolojik, madencilik, çevre ve ekolojik

bilgiler bakımından yeterli olduğu, söz konusu bu bilgiler birbiri ile entegre edilmiş, proje

alanına ve çevresine yönelik muhtemel olumsuz etkilerini önlenmesine yönelik olarak

yapılan plan ve projeler bilimsel esaslara ve akademik çalışmalara göre hazırlandığı,

taahhütlerin yerinde ve kabul edilebilir düzeyde olduğu;

Projenin, Tarlaağzı balıkçı barınağının kuzeydoğusunda yer aldığı, balıkçılık faaliyetlerini doğrudan etkilemeyecek şekilde tasarlandığı, ancak inşaat ve

işletme aşamalarında deniz suyu kalitesindeki olası değişiklikler ve gürültü kirliliği,

balıkçılık faaliyetlerini etkileyebileceği, ancak etkilerin önlenmesi için gürültü bariyerleri ve

çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi önlemler alınacağı taahhüt edildiği,

Turizm açısından, ÇED raporunda taahhüt edilen yükümlülükler yerine

getirildiğinde, doğrudan bir etki olacağının düşünülmediği, Proje Başvuru Dosyasında

belirtilen önlemlerin alınması ve verilen taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda turizm

bakımından herhangi bir olumsuz bir durumla karşılanmayacağı; özellikle su kirliliği,

toprak erozyonu, hava kirliliği, gürültü kirliliği ve bitki-hayvan yaşamı üzerinde etkileri göz

önünde bulundurarak alınan önlemlere ve verilen taahhütlere uyulması halinde turizmi

olumsuz etkilemeyeceği; projenin çevresel etkilerinin kümülatif değerlendirilme raporu, ilgili mer’i mevzuat

hükümleri ile 04/04/2024 tarihli mahallinde yapılan gözlem, keşif ve inceleme esnasında

elde edilen bilgilere göre; yeniden ÇED süreci başlatılarak ÇED raporu düzenlenmesine gerek olmadığı; değerlendirilen Proje Başvuru Dosyasında (Nihai ÇED Raporu (2023))

gerek çevresel, gerekse bilimsel alanlarda eksiklik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmektedir.

Dava konusu projenin geçirdiği idari ve hukuki aşamadan anlaşılacağı üzere, projeye ilişkin süreç öncelikle. Bartın İli, Amasra ve Merkez İlçesi, ... Köyü ve ... Köyü sınırları içerisinde yapılmak üzere.

Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi ayrı ayrı planlanarak çevresel etki değerlendirme süreçlerinin işletildiği, söz konusu projelere ilişkin ÇED Gerekli Değildir/ ÇED Olumlu Kararlarının yargı kararlarıyla, bu projelerin; entegre proje niteliğinde olması, projelerin çevresel etkilerinin kümülatif olarak değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerin tüm projelerin birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle iptal edilmesi neticesinde, projenin entegre bir proje olarak planlanarak, Bartın İli, Amasra İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ...

Köyleri sınırları içerisinde yapılacak olan Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi ile ilgili olarak ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı alındığı görülmektedir.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ÇED Yönetmeliğinde, ÇED Yönetmeliğine tabi birden fazla projeyi kapsayan entegre projenin yapılmasının planlanması halinde entegre projenin ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 veya Ek-2 listesine tabi olması durumuna göre tek ÇED başvuru dosyasının veya PTD'nin hazırlanmasının isteneceği açıkça düzenlenmiş olmakla birlikte, "entegre proje"nin tanımına yer verilmediği,

bununla birlikte, gerek uygulamada, gerekse yargı kararlarında proje sahibi tarafından eş zamanlı olarak yapılması planlanan birden fazla projenin bulunması durumunda, söz konusu projelerin konu veya işlev bakımından birbirine hizmet eden yönlerinin bulunması durumunda entegre proje olarak değerlendirilerek, projenin parçası tüm tesislerin çevresel etkilerinin gerek inşaat, gerekse işletme aşamasında tüm unsurları ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Kararda detaylarıyla yer verilen Bilirkişi Raporunun incelenmesinden; raporda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin, uzmanlık alanları bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın, projeye ilişkin ÇED Raporunda ve eki olan diğer raporlarda yer verilen çevresel etkilere ilişkin çalışmaların, raporlamaların ve ÇED Raporunda verilen taahhütlerin tekrarı niteliğinde olduğu, projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin tespiti ile bu çevresel etkilerin en aza indirilmesi için yeterli olup olmayacağı hususunun belirlenmesi konusunda kapsamlı teknik ve yeterli bilimsel veri içermediği, Nihai ÇED Raporunun tekrarı niteliğinde olduğu, bununla birlikte, entegre projeyi oluşturan unsurlar bakımından da kümülatif bir değerlendirme yapılıp yapılmadığının incelenmediği görülmektedir.

Bu itibarla; bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, dava konusu projenin tüm unsurlarıyla birlikte; hem lavvar tesisleri hem de deniz dolgu alanı, dalgakıran ve rıhtım projesinin bir bütün olarak ve projenin çevresel etkilerinin gerek inşaat, gerekse işletme aşamasında tüm unsurları ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilmesi,

hem kara ve hem de deniz ortamındaki flora ve yaşam alanları ile kara ve deniz ortamındaki fauna ve yaşam alanlarına etkilerinin, proje alanı ve etki alanındaki su ürünleri ve balıkçılık faaliyetlerine, tarım arazilerine, tarım faaliyetleri ile hayvancılığa olası etkilerinin, çevresel gürültü, toz yayılımı, trafik yükü, atıksu, katı atık ve diğer tüm çevresel etkiler bakımından detaylı olarak irdelenmesi gerektiğinden, Nihai ÇED Raporunda yer verilen tüm taahhütlerin çevre ve insan sağlığı üzerinde olabilecek etkilerinin ve alınacak önlemlerin yeterliliğinin, orman mühendisi bilirkişinin tespitleriyle birlikte,

ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre yeniden değerlendirilmesi amacıyla; tarafların iddia ve savunmalarında belirtilen hususlar da göz önüne alınarak ek rapor alınması veya gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Bu itibarla, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Ayrıca; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğinden, davacılardan ...'nın 27/07/2024 tarihinde vefat ettiği ve bu suretle taraf ehliyetini yitirdiği, davanın da yalnızca ölen davacıyı ilgilendirdiği ve mirasçılarına intikâl eden bir hak niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, adı geçen davacı yönünden dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/3495, K. 2024/6276, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. İstemin Konusu
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenin İddiaları
  7. Karşı Tarafın Savunması
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. (X) Karşı Oy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/3495
Karar No
2024/6276
Tarih
11 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2024/3496 K.2024/6955
  • Danıştay 4. Daire E.2024/3497 K.2024/6176
  • Danıştay 9. Daire E.2024/3498 K.2024/6046
  • Danıştay 12. Daire E.2024/3503 K.2024/4611
  • Danıştay 9. Daire E.2024/3503 K.2024/7009
  • Danıştay 9. Daire E.2024/3504 K.2024/7019

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.