KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/533 E., 2024/4162 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/533
- Karar No
- 2024/4162
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ..., ..., ..., ..., ... sayılı parsellerdeki Hazineye ait taşınmazların içinde yer alan 525,00-m2'lik alanın tek katlı yapı ve bahçe olarak kullanılmak suretiyle haksız işgalinden bahisle 31/05/2007-31/122011 tarihleri arası dönem için düzenlenen 41.125,39-TL bedelli ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu taşınmazın da içinde yer aldığı İstanbul ili, Eyüp ilçesinde, ... Mahallesi ..., ..., ..., ... ve ... sayılı paftalar arasında kalan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir başka taşınmaz üzerindeki işgal nedeniyle açılan davada ...
İdare Mahkemesince taşınmazın ecrimsil bedelinin 2007 yılı için birim değeri 7,35 TL/m² üzerinden (YDO oranları uygulanarak) hesaplanmak suretiyle verilen ... tarih, E:..., K:... sayılı kararın, Danıştay Onuncu Dairenin 28/04/2021 tarih, E:2021/11714, K:2021/1625 sayılı kararıyla onandığı, dava konusu taşınmaz için de 2007 yılı için birim değeri olarak 7,35 TL/m² üzerinden yeniden değerleme oranları uygulanarak dava konusu işgal dönemi için ecrimisilin belirlenmesi gerektiği belirtilerek,
dava konusu taşınmazların davacının işgalindeki 525,00 m2'lik kısmı için, 31/05/2007-31/12/2007 tarihleri arasındaki dönemde 2.261,63-TL, 01/01/2008-31/12/2008 tarihleri arasındaki dönemde 4.632,96-TL, 01/01/2009-31/12/2009 tarihleri arasındaki dönemde 4.734,88-TL, 01/01/2010-31/12/2012 tarihleri arasındaki dönemde 4.734,88-TL, 01/01/2012-31/12/2011 tarihleri arasındaki dönemde ise 5.099,46-TL olmak üzere toplam 20.865,51-TL ecrimisil tahakkuk ettirilebileceği anlaşıldığı, dava konusu ecrimisil ihtarnamesinin 20.865,51-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, kalan 20.259,88-TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 20.865,51-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 20.259,66-TL'lik kısmı yönünden ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İdarelerince Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik ile 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nde ecrimisil bedelinin hesaplanmasına ilişkin usullere uyularak bedel tespit edildiği, tespit edilen bedelin fahiş olmadığı, öte yandan davacı tarafın vekille temsil edilmediği halde temyize konu kararın hüküm fıkrasında aleyhlerine olacak şekilde davacı vekiline vekalet ücreti ödemelerine hükmedildiği belirtilerek, Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Temyiz edilen kararın esası yönünden;
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz edilen kararın davacıya vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısmı yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
Temyize konu kararın hüküm kısmının 5. bendinde 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de; davacı vekillerinin 03/12/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile vekillikte istifa ettikleri, bu istifanın 06/01/2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, temyize konu karar tarihinde (12/10/2023) davacının vekille temsil edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; belirtilen husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün yanlışlık olarak görüldüğünden, Mahkemenin hüküm fıkrasının 5. bendinin hükümden çıkarılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/533, K. 2024/4162, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama