KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/549 E., 2024/4981 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/549
- Karar No
- 2024/4981
- Temyiz eden taraflar
- 1-(Davalı) ... Valiliği (E-Tebligat
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
2- (Davacılar)..., ..., ..., ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi...Mevkii, ... pafta ve ... parsel sayılı Hazineye ait taşınmazın 1.600,00 m²’lik kısmının 2 katlı betonarme bina, bahçe ve kömürlük yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 08/07/2003-04/12/2007 tarihleri arasındaki dönem için 56.081,98-TL ecrimisilin istenilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu taşınmazla aynı mahallede bulunan başka taşınmazlara ilişkin düzenlenmiş ecrimisil ihbarnamelerinin iptali için açılan davalarda tespit edilmiş bedeller de dikkate alınmak suretiyle taşınmazın mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörler değerlendirilmek suretiyle 05/05/2023 tarihli ek bilirkişi raporunun hazırlandığı, rapordaki tespitlerin hükme esas alınabilecek yeterlilikte olduğu ve rapora yapılan itirazların da yerinde görülmediği belirtilerek,
dosya içindeki Bilirkişi Raporları ile dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesiyle dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 41.410,99-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 14.670,99-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olmadığı, temyize konu Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, temyize konu Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Davacının temyiz istemi hakkında, temyizden feragat edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davalı idarenin temyiz istemine ilişkin;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemine ilişkin;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31 inci maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “feragat”a da yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk usulü Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 310. maddesinde, feragat ve kabulün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 311. maddesinde ise, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi...
Mevkii, ... pafta ve ... parsel sayılı Hazineye ait taşınmazın 1.600,00 m²’lik kısmının 2 katlı betonarme bina, bahçe ve kömürlük yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 08/07/2003-04/12/2007 tarihleri arasındaki dönem için 56.081,98-TL ecrimisilin istenilmesine ilişkin ...tarih ve ...sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemesince dava konusu işlemin 41.410,99-TL'lik kısmı yönünden davanın reddi,
14.670,99-T'lik kısmı yönünden ise dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın redde ilişkin kısmının bozulması istemiyle davacı vekili tarafından verilen ve 22/12/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunulduğu, daha sonra davacı vekilince 16/01/2024 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile temyiz isteminden feragat edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda, 16/01/2024 tarihinde kayda giren dilekçe ile davacı tarafından temyiz başvurusundan vazgeçildiği anlaşıldığından, feragat nedeniyle davacının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/549, K. 2024/4981, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama