KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/710 E., 2024/5095 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/710
- Karar No
- 2024/5095
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Tarım Hayvancılık ve Süt Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin kanuni temsilcisi sıfatıyla vadesinde ödenmemiş borçlarından dolayı banka hesabına uygulanan ... sayılı e-haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından haciz işleminin dayanağını oluşturan amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Mahkemelerince davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla söz konusu kamu alacaklarının kesinleşerek tahsil edilebilir bir aşamaya geldiğinden, söz konusu amme alacağının davacı tarafından yasal süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davacı adına kayıtlı banka hesabına uygulanan dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ödeme emrinin iptaline yönelik olarak İdare Mahkemesinde açılan davada verilen dilekçe ret kararı üzerine her bir alacak kalemi için davaların ayrılarak açıldığı, bahse konu davalar devam etmekte iken ve alacak henüz kesinleşmeden davacının banka hesabına haciz işlemi uygulanmasının hukuka uygun olmadığı, diğer yandan gıyapta uygulanan bu haciz işleminin kendilerine bildirilmediği, ayrıca davacının takibinden önce asıl borçlu şirkete uygulanan haciz varakasının usule uygun düzenlenmediği,
haczin dayanağı alacağın sebebinin ise sözleşmeye dayandığı ve halihazırda Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ön izin irtifak sözleşmesinin taraflar arasında nizalı olduğu, bu itibarla haciz konusu alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilecek alacaklardan olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/710, K. 2024/5095, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama